Dubai Zeyd Üniversitesinden Prof. İbrahim Beyyumi, “Türkiye Arap ülkeleri için rejim anlamında model olabilir mi? Tayyip Erdoğan Mısır ziyareti sırasında laikliği bir çözüm önerisi olarak sunduğunda “Bu görüşünüz bize uygun değildir” denilerek tepki gösterildi.Bu anlamda bütün Arap ülkeleri özellikle de Mısır laikliğe sıcak bakmı-yor. Niçin, 1982’de yazılmış bir anayasayı örnek alalım ki?” dedi.
TÜRKİYE’DE LAİKLİK DİNSİZLİK MÂNÂSINDA UYGULANIYOR
Öte yandan, Akşam gazetesine konuşan Mısır El Ahram Siyasî ve Stratejik Etüdler Merkezi Başkanı Dr. Abdülmonem Said Ali, Mısır’ın bünyesinin Türkiye laikliğini kaldıramayacağını söyledi. Erdoğan’ın Kahire ziyareti sırasındaki laiklik söylemlerinin Mısır halkını şoka uğrattığını belirten Said Ali, Türkiye’deki uygulamaların gerçek laikliği yansıtmadığını, dinsizlik olarak hayata geçirildiğini kaydetti.
1982 anayasası örnek olmaz
DUBAİ Zeyd Üniversitesi’nden Prof. İbrahim Beyyumi Ganim, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Mısır ziyaretinde laikliği bir çözüm önerisi olarak sunmasının kabul görmediğini belirterek, “Bu anlamda bütün Arap ülkeleri özellikle de Mısır laikliğe sıcak bakmıyor. Niçin 1982’de yazılmış bir anayasayı örnek alalım ki?” dedi.
İstanbul Aydın Üniversitesi Türkiye Araştırmaları Merkezi (İAÜTAM) tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Siyaset Akademisi-3, ikinci haftasında Kuzey Afrika devrimlerini tartıştı. İstanbul Aydın Üniversitesi Türkiye Araştırmaları Merkezi Başkanı Zeynep Banu Dalaman moderatörlüğünde “Kuzey Afrika Devrimleri: Arap Baharı mı, Arap Kışı mı?” sorusunun cevabını Japonya Başbakanı Eski Başdanışmanlarından Prof. Dr. Yoshiaki Sasaki, Dubai Zeyd Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Beyyumi Ganim ve Washington Ortadoğu Enstitüsü Türkiye Programı Direktörü Dr. Gönül Tol vermeye çalıştı. Prof. Dr. Ganim, Arap dünyasında yaşanan olayların tam anlamıyla tüm sistemin değişmesini isteyen devrimler olduğunu ifade ederek, “Kısa dönemde yapılan köklü değişimlerdir. Bunlar sadece bir halkın tepkisi değil tüm ilişkileri de içine alan devrimsel bir süreçtir” dedi.
Bugüne kadar her türlü demokrasi temsili ve halk demokrasisinin Arap toplumunda hakir gösterildiğini belirten Prof. Dr. Ganim, “Diktatörlük esas olmuştur. Arap halkları geleceği iki şekilde düşünüyor: Hukuk devleti yerleşecek ve güçlü bir iktisat oluşacak. Bu iki beklenti noktasında Türkiye’ye de model olarak bakmaktadırlar” diye konuştu. Prof. Dr. Ganim, Türkiye’nin önemine atıfta blunarak, şunları kaydetti:
“Özellikle de Arap dünyasındaki laik kültür, şovenist-jakoben kültürü dayatıp halkın temsiliyetini kötü gösterip halkı cahil yansıtmışlardır. Onlara göre kararlar elitlerin ellerinde olması gerekir ve devlet yönetimi halka bırakılamayacak kadar mühimdir demişlerdir. Ve halk bu ‘siyasî itaat’ kültürünü yıkmıştır. Türkiye Arap ülkeleri için rejim anlamında model olabilir mi? Tayyip Erdoğan Mısır ziyaretinde ilk geldiğinde büyük ve coşkulu bir karşılama vardı. Ancak laikliği bir çözüm önerisi olarak sunduğunda ‘bu görüşünüz bize uygun değildir ve sizden öğrenmemiz gereken bir terim değildir’ gibi bir tepki verildi. Bu anlamda bütün Arap ülkeleri özellikle de Mısır laikliğe sıcak bakmıyor. Niçin 1982’de yazılmış bir anayasayı örnek alalım ki?”
Bu noktada halk hareketlerinin ne yönde ilerleyeceği konusunda ise Prof. Dr. Ganim “Devletin şekli ne olacak kısmına gelindiğinde büyük olasılıkla İslâmî hareketler yakında yönetimi ele alacaklar. Mısır’da ordu yeni bir geçiş sürecinde ve Mısır halkı da askere bu geçişin oturması için müsaade verecek” dedi.




