Üç şehit Demokrat

Tarihin en karanlık sayfalarını hürriyetin ışığıyla beyaza inkılâp ettiren hürriyetçi demokratlar maalesef hak ettikleri lâyık makamlara değil, darağaçlarına gönderildiler.

Demokrasinin ve hürriyetlerin boynuna ilmek atanlar, üç fedakâr hürriyetçi kahramanın da boynuna zulmün ilmeğini attılar. İstibdadın parçalayıcı darbelerine maruz kalan bu aziz millet, demokratlarla ilk kez tattıkları hürriyet havasını fazla soluyamadan, zalimane oyunlarla yeniden o eski günlere dönmenin acısını yaşadı. Milletin istidatlarının inkişaf etmesine engel bütün gayr-ı insânî halleri ortadan kaldırmak için demokrasi basamaklarını bir bir çıkan demokratların yolu, idam sehpalarına giden zindan koridorlarına süngü zoruyla çevrildi. Bir milletin varlığını göstermesinin tek çaresi olan hürriyet, daha yeni doğmuşken, menfaatini, milletin zararında görenler tarafından vahşice öldürüldü.

“Dağlar yol, sular enerji, toprak bereket olurken, nereden çıktı bu darbe?” diyerek şaşıran millet, asıl sebebin Risale-i Nur’a ve Bediüzzaman’a, Demokratların sarsılmaz dostluğu olduğunu zamanla öğreniyordu. Hürriyet dersini Risale-i Nur’dan aldığına inandığımız Adnan Menderes ve arkadaşları, millet menfaatine yaptıkları, tarihe ve gönüllere geçen hizmetleriyle bunun böyle olduğunu ispatlamışlar, devletten başlayarak, toplumun her tabakasına kadar hâkim olan, menhus bir lezzeti de içinde barındıran tahakküm belâsına karşı mücadele vermişlerdir.

“Millet hâkimdir, hükümet hizmetkârdır” anlayışından çok uzaklarda olanlar, şahsî ihtiraslarını kanun sayarak milletin mukadderatıyla keyfî istibdatla oynadılar. Ellerini, üç kahraman vatan evlâdının kanına bulaştıranların, millete vereceği tek cevap sadece “yalan ve yalanlardan” ibarettir. Nihayetinde öyle olmuş, günahın büyüğünü işleme niyetinde olanın, küçük günahlardan çekinmesi düşünülemeyeceği için, demokratlara iftiralar savurmuşlar, darbeyi meşrûlaştırmak için her şeyi mubah görmüşlerdir.

Milletin gönlünde Yassıada, artık “YASLI ADA” olmuştur. Aziz milletin gözyaşlarını akıtarak inletenlere dur diyen demokratlar, efendiliği hizmetkârlıkta bulmuşlardır. Yalancı bir hamiyetkârlık taslayarak, millet için en küçük arzusundan vazgeçmeyenler ile milleti için başını feda edenler elbette bir olmayacaktır.

Şehitler ölmediği için, hep bizimle beraber ve hâlâ milletin derdiyle alâkadar olduklarına inandığımız Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu’ya Allah’tan rahmet diliyoruz…

Yazar Hakkında: Hasan Koç

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*