Bahara merhaba

“Biz insana tarafımızdan bir rahmet tattırsak, sonra da bunu ondan alacak olsak, o ümitsizliğe düşer, nankörleşir. Eğer başına gelen bir sıkıntıdan sonra ona nimetler tattıracak olsak, bu defa da ‘Bütün kötülükler benden uzaklaştı’ deyiverir; şımarıp böbürlenir. Ancak sabreden ve güzel işler yapanlar bundan müstesnadır. İşte onlar için bir bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.” (Hûd Sûresi, 9-11)

Kur’ân’ı ne zaman açsam, her defasında karşıma çıkıyor bu âyetler. Bunda da bir hikmet olsa gerek. Dikkatle okumaya, âyetin ışığında hayatı, insanı, kendimi tanımaya yeniden başlıyorum…

Evet, Kur’ân ne kadar okunmayı bekliyorsa, gözümüzün önündeki kâinat kitabı da okunmak için o kadar bekliyor…

Elimizdeki kurşun kalemin bir yanından bir çiçek çıksa şaşırırız. Belki de korkuyla, telâşla kalemi bir yana atarız ya da bu mu’cizeyi herkese göstermeye kalkarız.

Değişen ne ki? Şimdi Allah (cc) rahmet hazinesinden kupkuru ağaçlara bembeyaz elbiseler giydiriyor, elimizdeki kalemin hammaddesi olan odundan çiçekler çıkarıyor, kâinat kitabının aralarında yeni bir sayfa açıyor okumamız için…
«««
Hz. Zekeriyya’nın (as) bir duâsı:

“Rabbim, beni yalnız bırakma…” (Enbiyâ, 89)

Sanırım bu duâyı hepimiz, her zaman, girdiğimiz çıktığımız her hâl için hatırlamak durumundayız.

Okumaktan gitgide uzaklaşan bir yanımız var. Boş şeyleri boş gözlerle seyretmek tehlikesiyle karşı karşıya insan.

Ömür sermayesinin nasıl tükendiğini anlamak için televizyon ekranının bir yanına bir sayaç konulsaydı, her programdan sonra, “Ömrünüzden şu kadar dakika eksilmiştir.” diye söylenseydi, o kutunun düğmesine eller o kadar kolay uzanamazdı.

Hayat kitabımız Kur’ân ile Nurların üzerine ise şöyle bir şey yazmak gerekiyor sanırım, aşk ile, şevk ile elimizi atmak için: “Dünya ve ahiret saadetiniz bu kitaplarda. Sayfalarını açıp açmamak size kalmış.”

İnsan, tercihlerinin toplamıdır. Neyi tercih ediyorsanız, hayatınız o yönde şekillenecek, yolunuz sizi oraya çıkaracaktır. Yakınmaya hakkımız yoktur, çünkü seçtiğimiz yolda yürürüz.

Bas bas bağırıyor adamlar her yerde: “Bir deneyin, bir tadın.” diyorlar, “Beğenmezseniz para almıyoruz.” Evet, bu kitapların hangi sayfasını hangi gün açtık da hayatımıza arzu ettiğimiz tat gelmedi? Hayatımızın can suyu harekete geçmedi diyebilir miyiz? Defalarca yaşamışızdır bunu. Bir âyet, bir işaret olmuştur. Nurlardan bir satır, hayatımızı şekillendiren, önümüze yeni bir sayfa açan taze bir başlangıç olmuştur hep.

Bir dostu ziyaret için nice yollar, nice mesafeler kat ediyoruz. Rabbimizin dâveti, Kur’ân’ın sayfaları arasında bizi bekliyor. Bizde hasret, bizde merak, bizde iştiyak kaldıysa… Kendimize bir anlatabilsek bunun önemini, çocuklara da anlatacağız kitaplardan daha değerli hiçbir hazinenin olmadığını. Ve en kıymetli kitapların da Allah’ı, Rasulünü (asm) ve sahabeleri anlatan eserler olduğunu…

Hayatımız durup dururken yoluna girmez, biz onu yoluna koymanın gayreti içinde olmadıktan sonra…

Allah’ın san’atını, eserlerini okuyup anlatmak ve hayran kalmak için yollara dökülmenin ve gözlerimizin önüne serilen bu güzellikleri önü alınmaz bir coşkuyla seyretmek için uyanmanın tam zamanıdır.

Şu anda vefat etmiş olsak ve kabirde bulunsaydık, böyle bir fırsatın sunulması için bize, neler vermezdik ki? Tekrar dünyaya gelip dolu dolu bir nazarla, iman dolu kalple ve gözle hayran hayran nasıl seyrederdik Allah’ın kâinattaki âyetlerini, eserlerini. Yeri göğü çınlatırdı “Sübhanallah, Maaşallah, Bârekallah…” sesleri. Öyle değil mi? Öyle yapardık her halde. Peki, madem yaşıyoruz ve hayattayız şu anda, bunu şimdi yapmaktan bizi alıkoyan ne?
«««
Yollara dökülme zamanı… Kâinat kitabını okuma zamanı…

Kâinat kitabının okumamız gereken sayfaları önce çiçekleriyle önümüzde açılıyor şimdi. Arkadan diğer sayfalarını görmek ve okumak gayreti bize kalıyor. Hayretimizi boş yerlerde, lüzumsuz işlerin peşinde tüketmezsek eğer, bu bahar çok kârlı çıkabiliriz, kâinat kitabının sayfalarını böyle okuyabiliriz. Kâinat kitabı ve Kur’ân bizi bekliyor. Biz kitabın içine girersek eğer,  kitap da bizim içimize girebilir. O zaman yaşayan bir kitap oluruz biz de. Kitap, insanı böyle yaşatır işte… Bu kitap, hele bir de Allah’ın gönderdiği bir kitapsa, onun önümüze koyduğu âyetlerse, insanı böyle değiştirir işte…

Herkesin bir diriliş öyküsü var bu dünyada. Bizim de bu baharda bir öykümüz olsun ister misiniz? Bu bahar bize Allah’tan en güzel armağanların geldiği bir bahar olmaya hazırlanırken, biz de onu karşılamaya koşalım. Ne dersiniz?

Yazar Hakkında: Selim GÜNDÜZALP

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*