Anneler kopyalanır

Bugünlerde baharın gelişiyle yeniden uyanan tabiatı seyir halindeyim. Ağaçların gelin misal süslenişi, kedilerin alımlı yürüyüşü ve çocukların cıvıl cıvıl sesleri… Yeniden başlar gibiyim ertelediğim, vazgeçtiğim, unuttuğum bütün sevinçlere.

Erken uyumanın ve erken kalkmanın tadını çıkarıyorum uzun zamandır. Zira kendime uydurmaktan ziyade, onların fıtrî hallerine uyduğum ve hayatımı onlarla beraber yeniden düzenlediğim iki tane misafirim var. Öyle ki, şaşkınlık ve hayret makamındayım bu aralar… Sabahın en erken vaktinde hemen hemen bütün evlerin perdelerinin kapalı olduğu anlarda cıvıl cıvıl bir dinginlikle açıyorlar gözlerini. Bir kahkaha bir şenlik… Bu heyecan hallerine şahitlik ettikçe, dünyanın en mutlu gününün o gün ve an olduğunu düşünüyorum.

Misafirlerimden önceki zamanları hatırladıkça, tek başına ne yaptığımı sorguluyor ve günlerin nasıl geçtiğini hatırlamaya çalışıyorum. Bu kadar kısa zamanda o kadar uzun yol gitmişiz ki, yıllardır bir aradaymışız gibi tanıyoruz birbirimizi.

Yaşlarına bakıyorum “…şu kadar yıl dünyadalar” cümlesi komik geliyor. Zira benim yaşımla bu misafirlerin yaşı arasında çok büyük bir hayat var. Ama aradaki farkı azalttıkça, mutlu olduğumuzu fark ediyorum.

Her an gidebileceklerini düşünerek uyanıyorum her güne. Ya bu gün son günleri ise, yarın gitmiş olurlarsa diye, o gün elimden geldiğince mutlu etmeye çalışıyorum onları. O kadar ki, hüzün düşmesin diye yüzlerine içim titriyor ince ince.

Bunları şunun için paylaşıyorum ki, büyüdükçe yoruluyoruz yaşamaktan. Belki bıkıyoruz hızlı ve dikkatsiz yaşamaktan. Oysa evinizde size emanet olarak verilmiş misafirleriniz varsa, hayatınızı yeniden sıfırlayıp fıtrata dönüş yolculukları yapabilirsiniz.

Aslında çocukla terbiye olmayı bir hayat prensibi haline getirdikçe, mutluluğun sırrını bulmuş olacağız. Konuştuklarıma çok dikkat etmem gerekiyor. Zira kullandığım her bir kelimeyi duymak şaşırtıyor ve “yanlış cümle” derken “ama sende kullandın” cümlesiyle susup kalıyorum. Bir dahakine daha dikkatli seçiyorum cümlelerimi.

Dedim ya, bana benzeyen ve benzerken her şeyimi kayıt altına alan iki küçük misafirle yaşıyorum. Bundan olsa gerek, uzun zamandır dikkat ediyorum söylediğim ve yaptığım her şeye.

İnsan kopyalanmaz; ama bence anneler kopyalanıyor.

Benden söylemesi…

Yazar Hakkında: Saadet Bayri

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*