Komşunun ocağı yanarken

Günlerdir bomba sesleriyle sarsılıyoruz burada (Hatay). Herkes tedirgin ve endişeli. Sanki savaş burada oluyor. Her an bir bomba gelip üzerimize düşecek gibi hissediyoruz. Birilerinin canının yandığını bilmek, küçücük çocukların korkularını hissetmek ve hiçbir şey yapamamak gerçekten insanı çok acıtan bir duyguymuş. Hani çaresizlik duygusunu yaşarız bir çok kez, ama haksızca yapılan zulümlerin bir parçası olarak ölen çocukların varlığını bilmek ve bunun için hiçbir şey yapamamak çok daha başka duyguları yaşatıyormuş insana. Çaresizliğin en sinsi yanını.

Savaşa yakından şahit olmak da savaşın bir parçası olmak aslında. Burada bazı köyler tahliye edildi. Dün Suriyeli olan bir arkadaşımla telefon görüşmesi yaptım. Lazkiye’de bizi misafir etmişlerdi yaklaşık on yıl kadar önce. Ailenin bir kısmı Türkiye’de, ama bir kısmı Lazkiye’de çok tedirgin ve hüzünlüydü. “Nükleer bombalar atılıyor. Abim ve kızkardeşim oradalar. Haberleşiyoruz, ama çok tedirginiz” diyordu. İnsanın sevdiklerinin, çocuklarının öldüğünü düşünmesi bile çok büyük bir acı. Ama yaşamak ve her gün uyandığında “bu gün ne olacak” demek çok daha ağır bir imtihan.

Komşunun ocağına düşen yangın, senin ocağına da düşmüş demektir. İslâm yurdu bütün toprakların ocakları alev topu. “Neden?” diye soruyorsun, cevaplar, cevaplar, cevaplar… ama hiç biri tatmin etmiyor ve bu yangını söndürmeye yetmiyor.

Bize bakan ciheti, zalimlere bakan cihetinden daha büyük belki de…

Şu bir vakıa, Suriye yanıyor ve üzerine su yerine, top mermileri atılıyor. Çocuklar ölüyor, analar ölüyor, gençler ölüyor… Orada sadece ölüm ölmüyor.

Dün kardeşim geldi yanıma; “Yayladağı’nı da tahliye edeceklermiş. Yayladağı için Konya yakınlarında bir yer hazırlıyorlarmış” dedi.

Bu söylentiler uzun zamandır dolaşıyor ortalıkta. Ama bunu düşünmek bile buranın halkını çok geriyor. Üzüyor. “Konya’da yaşayamayız biz. Yeşili, ormanı yok.” İlk tepkiler. Sonrası ise insanın vatanında gurbete nasıl düşeceğini anlatan derin bir sessizlik, tedirgin edici bir ‘acaba?’ sorusu.

Burada insanlar hem savaşı anlıyor, hem de toprağından sürülmenin ne demek olduğunu.

İnsanlık ne büyük acılar görmüş ve yaşamış meğer. Bunu bilgi olarak bilmekle, yaşamak ve aynelyakin derecesinde hissetmek kelimelerin kaldıracağı bir yük değil.

Allah yâr ve yardımcımız olsun…

Yazar Hakkında: Meryem Tortuk

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*