Arınç: Çok fazla dünyevîleştik

Aşağıdaki sözler, Uluslararası Hz. Üftade Sempozyumunda Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın yaptığı konuşmadan:

“Son yıllarda çok dünyevîleştiğimizi fark ediyorum. Herşey paradan, makamdan, şöhretten, şehvetten, mevki makam hırsı ile birbirimizin gözünü oymaktan geçiyor. Neyiz, kimiz, ne amaçla geldik, ne yapıyoruz, nereye gideceğiz, bunların farkında bile değiliz.”

“Ağustos’ta neyle karşılaşacağız, Eylül’de ne olacak, borsa nasıl olacak, endeks nereye vuracak; bunun kavgası var. Herkes bir yerden gelmek, bir yerden gitmek, kendisine birşeyler hazırlamak kavgası ile meşgul. Evlerde bu kavga var, işyerlerinde bu kavga var, sokakta bu kavga var. Kuru kavga peşindeyiz. Herşeyimiz çok dünyevîleşti. Bütün hesaplar bunun üzerine.

“Şu anda sesini yükseltenler revaçta. Ne kadar çok bağırırsa, ne kadar gözleri çakmak çakmak olursa, gözlerinin damarları kırmızı kırmızı fırlarsa, boyunlarından damarlar fışkıracak hale gelirse iş yaptığını zannediyor. Ama sözün içinde hikmet olmalı, bilgelik olmalı, o yok. Hepsini topla, 50 ile çarp, hiçbir etkisi yok. Bu kadar dünyevîleşmek kötü…”

Bir taraftan, Erdoğan köşke çıkarsa yerine geçmesi muhtemel başbakan adayları arasında adı geçen, ama epey zamandır kendi ifadelerine bakılırsa asker tabiriyle şafak saymaya başladığını söyleyip siyasete veda sinyalleri veren, 60 yaşını hayli geçmiş bir siyasetçi olarak Arınç’ın bu beyanlarındaki özeleştiriler, çok manidar.

Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu’nun “Müslümanlar çoğalırken Müslümanlık azalmasın” uyarısı ve “Okul müdürü, tarım müdürü olmak için sarf ettiğimiz enerjinin yüzde 1’ini çocuklarımız için harcamıyoruz” ifadesi de bu özeleştiriyi tamamlar nitelikte.

Bunlar bize, konunun AKP’ye bakan boyutunu vurguladığımız şu yorumlarımızı hatırlattı:

“Globalleşme, özgürlük, açık toplum gibi sloganların eşliğinde esen rüzgârlar, bu kavramlarla kamufle edilen karanlık hedeflere hizmet ettirilmek isteniyor ve İslam dünyasındaki etkin cemaatlerin dünyevîleştirilip dejenere edilerek sisteme tâbi kılınması öngörülüyor…

“AKP’nin tek başına iktidarı, arkasına aldığı cemaatlerin büyük çoğunluğuyla birlikte, dejenerasyonu çok daha ileri boyutlara taşıdı…

“AKP’yi iktidara taşıyan kitleler içinde önemli bir yere sahip olan dindar kesimlerin özellikle yönetim kadrolarına yakın olanlarında gözlenen ‘iktidar nimetlerini paylaşma’ eğiliminin getirdiği manevî erozyon had safhaya ulaştı.

“AKP iktidarında yaşananlar, cemaatlerin bu sarsıcı gerçekten, evvelce görülmemiş boyutlarda etkilendiklerini gösteriyor…” (Cemaatler: Toplum-Siyaset-Devlet kitabımızdan.)

Yazar Hakkında: Kazım Güleçyüz

Kendisi şu ana kadar bize biyografisini göndermediği için ayrıntılı bilgi veremiyoruz...

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*