Kutlu Doğum faaliyetleri

0107Nisan ayı Kutlu Doğum faaliyetleriyle dopdolu geçti. Diyanetin hazırladıkları haricinde sivil toplum kuruluşlarının hazırladığı programlar da çok yoğundu. Kiminin afişlerini, kiminin internet sitesindeki sunum metinlerini okuduk, izledik.

Millî Eğitime bağlı okullar da bu ayı kendi içlerinde faaliyetlerle şenlendirdiler.

Cıvıl cıvıl programlarla Peygamberimizin (asm) hayatı, Sünnet-i Seniyyesi dile getirildi.

Bu çok sevindirici ve geleceğe dair ümit vaad ettiren bir tablo!

Yeni Asya Hanım Okuyucularının hazırladığı programların bir kısmına da konuşmacı olarak katılmak nasip oldu. Müşahedem o ki, hanımların yanında, çocukların, üniversiteli genç kızların da organizasyonunda aktif vazife aldığı bu faaliyetler buram buram ihlâs, samimiyet atmosferinde geçti.

Gebze’de şiirler okuyan ve Kur’ân tilâvetinde bulunan minik kardeşlerimiz sevimli kıyafetleri ve güzel sesleriyle adeta Cennet kuşları gibiydiler. Program esnasında onları yönlendiren ablaları,  sene içinde de türlü işleri arasında onlara zaman ayırmış ve Risale-i Nur dersleriyle yetişmelerine vesile olmuşlardı. Hiçbir menfaat beklemeksizin yapılan ne büyük bir fedakârlık tablosu değil mi?

İzmit’teyse üniversiteli genç kardeşlerimizin şiirlerle Peygamberimizi (asm) anması ve Risale-i Nur’dan hazırladıkları görsel sunumlar, okudukları aşirlerin sesleri ise hâlâ kulağımızda çınlamakta!

RİSALE-İ NUR’DA NÜBÜVVET BAHİSLERİ

Felâket ve helâket asrının insanları olarak dinimize ait türlü çeşit inkâr ve vesveselerin organizeli faaliyetlerle insanlara aktarıldığı bir ortamda yaşıyoruz. Nübüvvetle ilgili bahislerin bütün duygularla birlikte aklı da tatmin edecek şekilde sunulduğu Risale-i Nur’lar tufanda Nuh’un gemisi gibi bizlere huzur ve emniyet sunmakta.

Varlık âlemindeki san’atı; Peygamberimizin (asm) ahlâkını ve mu’cizelerini; Kur’ân’ın mu’cizelerini; baharı; geçmiş peygamberleri, onların kitaplarını, mu’cizelerini; evliyaları, onların kerametlerini, keşiflerini; muhakkikleri, asfiyaları, onların eserlerini; Sahabeleri anlatan ve her birinin Peygamberimizin (asm) nübüvvetine birer küllî delil teşkil ettiğini misallerle anlatan Risale-i Nur Külliyatı da onun nübüvvetine delillerden biri değil mi?

Zira Bediüzzaman Hazretleri Peygamberimizin (asm) nuranî şahs-ı manevisinden aldığı dersle bu muhteşem eserleri telif etmiş…

KÜLTÜR SANAT DÜNYASINDAN İBRETLİK TABLOLAR!

Beri yanda Nisan ayında gazetelerde yer alan taife-i nisadan meşhur (!) hanımların sözleri de ibret tablosu oluşturacak mahiyetteydi!

Bunlardan ilki şarkıcı Leman Sam. Hac vazifesi ve umreyi Araplara para kazandıran faaliyetler olduğu için hiçbir zaman yapmayacağını ifade eden Leman Sam, “Başörtüsü benim için sadece bir tekstil malzemesi. İnsanlar dünyaya çıplak geldi” tanımlaması yapan Şevval Sam’ın annesi.

Bir diğer isim ise yazar Pınar Kür. Yazdığı bir romanı “müstehcen” bulunduğu için toplatılan Kür, hanımların başörtüsünü gericilik olarak görüyor. “Teyzem de, ninem de namaz kılan insanlardı. Dinde böyle bir şey yok!” diyor. Yazara göre başörtülü kadınlarla, dergilere soyunan kadınlar arasında hiçbir fark yok… (Akşam, 10 Nisan 2014)

İçinde yaşadıkları toplumun manevî değerlerine dil uzatan bu hanımlara Allah hidayet versin diyoruz!

HÜLÂSA

Küp içindekini sızdırıyor. Herkes içinde ne varsa, dışarıya da onu aksettiriyor, söylüyor. Kargadan bülbül gibi ötmesini beklemek beyhude iş.
İmtihan dünyası işte!

Yazar Hakkında: Yasemin Güleçyüz

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*