Nezaket dilini kim yok etti?

Toplum olarak giderek nezaket ve samimiyetimizi yitirmeye, her yerde sokak ağzıyla konuşmaya başlar olduk. Öyle ki artık yöneticilerin bile ağzından, “salak, aptal” gibi kelimeler duymak doğrusu beni endişelendiriyor.

Biz çocukken ailemiz bu kelimeleri kullandığımızda bize “Bir daha söylediğini duyarsam ağzına biber sürerim.” diye tehdit ederdi. Ki biz on altı hanelik bir mezrada yaşardık. “Lan!”  demek bile korkunç bir küfür sayılırdı. Ben hâlâ bu kelimeleri kullanmaktan imtina ederim. Kullanmak durumunda kaldığımda da yüzüm kızarır.

Aşağılayıcı konuşmak, alay etmek, dizi filmlerde ne kadar sokak ağzıyla konuşursan o kadar rağbet görmek, birbirimize karşı yok yere husûmet ve kini alevlendirecek üslûplarda konuşmalar yapmak artık gittikçe sokak diline yaklaştığımızı düşündürüyor ve endişe duymama sebep oluyor.

Üst duruş ve üst dil, üst kimlik, nezaket ve kibarlık gittikçe kendini kabalığa bırakırsa, tavırlarda, söylemlerde, duruşta biz kendimizi sokak diliyle ifade etmeye başlarsak toplumsal olarak seviyemizin düşmesinden de şikâyet etmeye hakkımız yok. Çünkü dil her şeyi dönüştürür. Dil dediğimiz şey kelimelerden ibaret değildir. Her kelimenin sinerjisi bizim varlığımızı, bedenimizi, düşüncemizi, duyu organlırımızı iletişim biçimimizi de şekillendirir. Biz kelimelerle sadece konuşmuyoruz, düşünüyor, algılıyor ve eşyanın adını koyuyoruz. O kelimeler birbirimize karşı davranışlarımızın da sinerjisini belirliyor. Küfür ve aşağılamak, itham edip ortada bırakmak da bir sinerji. Bu sinerji üst düzey kişilerden, dizi karakterlerinden yeni bir iletişim dili olarak bizi şekillendirmeye, toplumu bu yönde etkilemeye devam ederse korkarım ki bir gün hepimiz bu dilin sonuçlarıyla yüzleşmek zorunda kalacağız. Ve bana göre  kalıyoruz.

Bu konuda herkesi duyarlı olmaya çağırıyorum. Ağzımıza biber sürecek annelerimiz yok artık belki, ama hayatımızı açılaştıracak sosyal sonuçlar kapıda.

Yazar Hakkında: Meryem Tortuk

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*