List/Grid

Yazar Arşivi: Ahmet Demirdöğmez

Şükür, ihlâs ve saadet kapısını açan anahtar: İktisat

Şükür, ihlâs ve saadet kapısını açan anahtar: İktisat

Risale-i Nur’un çok mühim risalelerinden birisi de İktisad Risalesidir On Dokuzuncu Lem’a olan İktisad Risalesi, Yirmi ve Yirmi birinci Lem’a olan Ihlâs Risalelerinin komşusudur.

Risale-i Nur’u anlamak

Risale-i Nur’u anlamak

Çağımızın tefsiri ve Kur’an’ın mu’cizesi olan Risale-i Nur Külliyatı, bütün insanlık için bir kurtuluş reçetesi ve rehberidir. Kur’an’ın hakikatlerini asrımızın idrakine göre anlatan Risale-i Nur,

Risale-i Nur’u (umuma) okumak

Risale-i Nur’u (umuma) okumak

Çağımızın en büyük ilim hazinesi olan Risale-i Nur, doğrudan doğruya Kur’ân’dan geldiği için onun dersi çok mühimdir. Çünkü “Kur’ân’dan gelen o Sözler ve Nurlar, yalnız aklî mesail-i ilmiye değil,

İhlâs kahramanları

İhlâs kahramanları

Çağımızda imana ve Kur’ân’a hizmet eden en güzel ve mühim daire Risale-i Nur dairesidir. Öyle ki: “Risale-i Nur ve şakirtlerinin meşgul oldukları vazife, ruy-i zemindeki bütün muazzam mesailden daha büyüktür.”

Risale-i Nur’a hizmet

Risale-i Nur’a hizmet

Çağımızın eşsiz tefsiri ve Kur’ân’ın manevî bir mu’cizesi olan Risale-i Nur, hâvî olduğu hakikatlerle hem günümüzü, hem istikbali aydınlatan, hem de geçmişten gelen birikmiş bütün şüphe,

Risale-i Nur’u “yazmak”

Risale-i Nur’u “yazmak”

Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri eliyle çağımıza takdim edilen Risale-i Nur Külliyatı, Kur’ân’ın sönmez ve söndürülemez manevî bir güneş olduğunu bütün dünyaya ilân ve ispat eden İ’caz-ı Kur’ân bir eser külliyatıdır.

Hakikî insan olmak

Hakikî insan olmak

Cenab-ı Hak kâinatı yarattıktan ve dünyayı başta insan olmak üzere bütün canlılara müsait bir şekilde tanzim ve tezyin ettikten sonra insanı yaratmış ve imtihana tabi tutmuştur.

Farkındalığı fark etmek

Farkındalığı fark etmek

Farkındalık, aslında gaflet perdelerini yırtmaktır.
Nazarı derinleştirmek ve tefekkürü kuvvetlendirmektir.

Hakiki Nur talebeliği

Hakiki Nur talebeliği

Bediüzzaman Said Nursî Hazretleriyle eliyle asrımıza takdim edilen Risale-i Nur Külliyatı, bütün dünyaya yayılarak insanlığın imanını kurtarmaya devam etmektedir.

İki daire ve Risale-i Nur

İki daire ve Risale-i Nur

Hikmet-i âlemin tılsımını ve hilkat-i insanın muammasını ve hakikat-ı salâtın rumuzunu” açıklayan Sözler mecmuasındaki On Birinci Söz’ün fihristinde şu çok manidar ve öz ifadelerle karşılaşmaktayız:

Bediüzzaman, hakikî hürriyet ve cumhuriyet

Bediüzzaman, hakikî hürriyet ve cumhuriyet

Türkiye yüz beş yıllık meşrûtiyet, doksan yıllık da cumhuriyet geçmişi olduğu halde henüz tam hürriyet ve cumhuriyete sahip olmuş değildir. Birinci Meşrûtiyeti saymazsak 1908’de ilân edilen İkinci Meşrûtiyet ve 1923 yılında kabul edilen Cumhuriyet

Şeytandan ders almak

Şeytandan ders almak

İnsan bu dünyada bir misafir yolcudur. Vatan-ı aslîsi olan saadet âlemine gitmek ve oraya liyakat kazanmak için imtihana tabi tutulmuştur.

Zübeyrî çizgi

Zübeyrî çizgi

Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin en birinci talebesi ve sır kâtibi olan Zübeyir Gündüzalp Ağabey, Bediüzzaman Hazretlerini ve Risale-i Nur’u tanıdıktan sonra makam ve memuriyetini bırakarak onun hizmetine girmiştir.

İmanın altı ciheti ve Risâle-i Nur

İmanın altı ciheti ve Risâle-i Nur

Asrımızın tefsiri ve Kur’ân’ın i’câzı olan Risale-i Nur’un birinci muhatabı insandır. İnsana kitab-ı kebîr olan kâinatı okutarak Rabbini bildirmeyi ve tanıttırmayı esas alan Risale-i Nur, insanı insan yapan mertebeleri kazanmak için en tesirli bir vesiledir.

İhlâs ve mâniler

İhlâs ve mâniler

Mü’min olan insanların bilhassa Risale-i Nur Talebelerinin en başta esas alacakları nokta ihlâstır. Çünkü “Medar-ı necat ve halâs, yalnız ihlâstır. İhlâsı kazanmak çok mühimdir. Bir zerre ihlâslı amel, batmanlarla halis olmayana müreccahtır.”

Asrın vekili

Asrın vekili

Cenâb-ı Hak, sonsuz şefkat ve merhametinin gereği olarak, bu imtihan yeri ve misafirhane olan dünyada, insanların dalâlete gitmemesi ve insaniyet makamı olan ahsen-i takvim mertebesine çıkması ve ebedî saadeti kazanması için rehber olarak başta peygamberler,

Müsbet iman hizmeti ve Risale-i Nur

Müsbet iman hizmeti ve Risale-i Nur

İnsanın bu dünyaya gönderilmesinin hikmeti ve gayesi Cenâb-ı Hakk’ı tanıyıp, O’na iman edip ibadet etmektir.1 Yani insanın aslî vazifesi, Yaratıcıyla arasındaki bağ olan imanı kazanmaktır. Bu sayede, imanın gereği olan ibadetini yaparak hakikî insaniyet mertebesine çıkmaktır.

Risale-i Nur ve Yeni Asya

Risale-i Nur ve Yeni Asya

Kur’ân’ın son dersi ve manevî ve hakikî bir tefsiri ve mu’cizesi olan Risale-i Nur, bütün insanlık için “Bu tehlikeli asırda tam bir teselli ve söndürülmez bir Nur ve kuvvetli bir iman ve saadet-i bakiyeye bir doğru müjdedir.”1

Güzel bir Yusuf daha geçti bu dünyadan

Güzel bir Yusuf daha geçti bu dünyadan

Risale-i Nur dairesine sıdk ve ihlâs ile girenlerin kazançları pek azîm ve küllîdir”1 diyor Üstadımız Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri.

‘Dünyayı ahirete tercih’ musîbeti ve Risale-i Nur

‘Dünyayı ahirete tercih’ musîbeti ve Risale-i Nur

Peygamberimizin (asm) ümmetin fesada gittiği zaman olarak haber verdiği ahirzamanın tam da felâket ve helâket asrı olan dönemini yaşamaktayız. Peygamberlerin bile dehşetinden Allah’a sığındığı bu zamanın çok şiddetli cereyanlarına şahit olmaktayız.

Sabır kahramanı olmak

Sabır kahramanı olmak

Üstad Bediüzzaman Hazretleri, İkinci Lem’a’da Hazret-i Eyyüb Aleyhisselâm için “sabır kahramanı” ifadesiyle başlarken, adeta bizlere de, sabır kahramanı olmak mesajını vermektedir.

Üç müşkül ve mühim suâl

Üç müşkül ve mühim suâl

Bütün mevcudattan sorulan, bütün ukûlü [akılları] hayret içinde meşgul eden üç müşkül ve müthiş suâl-i azîm olan ‘Necisin? Nereden geliyorsun? Nereye gidiyorsun?’ suâllerine”1 en birinci muhatap insandır.

“Siz zannediyor musunuz ki, biz beş altı kişi ders yapıyoruz?”

“Siz zannediyor musunuz ki, biz beş altı kişi ders yapıyoruz?”

Evvela, Yeni Asya Gazetemizi, Merhum Mustafa Sungur Ağabey hakkında yaptığı neşriyat ve çalışmalar ve gösterdiği mükemmel vefa için ve bu kıymetli ağabey hakkında kıymetli yazılar yazan ve güzel hatıralar paylaşan bütün ağabey ve kardeşlerimizi

Üstad Bediüzzaman ve Hutuvat-ı Sitte

Üstad Bediüzzaman ve Hutuvat-ı Sitte

Altı adım” veya “altı şeytânî adım” mânâsına gelen Hutuvat-ı Sitte, Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin telif ettiği bir eserdir. “Hutuvat-ı Sitte adlı eser, 1920-1923 yıllarında İstanbul’un işgali sırasında yazılıp, işgalcilere karşı gizlice neşredilmiştir ve el altından dağıtılmıştır.”1

Risale-i Nur okuma programları

Risale-i Nur okuma programları

Risale-i Nur okuma programları, Nur Talebelerinin feyiz, şevk, uhuvvet ve muhabbet arttırıcı nuranî bir atmosferi veya manevî ziyafet sofralarıdır.

Risale-i Nur gözüyle dünya

Risale-i Nur gözüyle dünya

Cenab-ı Hak, “kâinatın hikmet-i hilkati ve büyük neticesi ve kıymetli meyvesi ve arzın halifesi olan insan”1 için asıl hayat olan ahiret yurdundaki ebedî hayatı ve saadeti temin etmesi maksadıyla bir imtihan yeri olan bu fani dünyayı yaratmıştır.

Risale-i Nur gözüyle insan

Risale-i Nur gözüyle insan

Risale-i Nur, “şu kâinat ağacının en son ve en cemiyetli meyvesi” 1 ve “şu âlem-i kebirin bir misâl-i musağğarı” 2 olan insanı, bütün mahiyetiyle, camiyetiyle ve cihetleriyle ve nereden gelip, nereye gideceğini

Maden’in Nur madenleri ve Adil Şengün Ağabey

Maden’in Nur madenleri ve Adil Şengün Ağabey

“Kimin himmeti milleti ise, o tek başına küçük bir millettir.” (Bediüzzaman)

Sinnen, cismen, rütbeten büyük bir adam: Süleyman Sabri Paşa

Sinnen, cismen, rütbeten büyük bir adam: Süleyman Sabri Paşa

Üstad Bediüzzaman Hazretleri, Sözler adlı eserinin Yirmi Birinci Söz’ün Birinci Makamı’nda, namazın ehemmiyetini ve “namazın o kadar güzel bir tarzda kıymetini ve faydasını gösterir ki,

Bediüzzaman’ın gazetesi

Bediüzzaman’ın gazetesi

Üstad Bediüzzaman’ın nazarında dindar ve hürriyetçi bir gazetenin önemi her zaman büyük olmuştur. Ehl-i iman olan dindar insanların mutlaka “İ’la-i Kelimetullah’ı hedef-i maksad eden günlük dinî gazeteleri”