Yazar Arşivi: Hüseyin Gültekin
İstikrar ve tavizsiz çizginin adresi: Yeni Asya
Yeni Asya’nın mazisini, misyonunu, sergüzeşt-i hayatını şimdiki genç okuyucular bilmese de, yaşı kırkın üstünde olan hemen çoğu okuyucu çok iyi bilir.
Maddî zenginlik, manevî fakirliği getirdi
Düz mantıkla baktığımızda dindar, milletin dinî değerlerine hürmetkâr, milletle aynı değerleri paylaşan siyasî kadrolar iktidar olduklarında hemen ilk etapta, öncelikli olarak manevî alanda, milletin dinini yaşaması noktasında bir rahatlama,
Nurlardan istifade etmek…
Hemen her türlü günahın, her çeşit haramın serbestçe işlendiği bu dehşetli asırda, Risâle-i Nur’dan haberdar olmak, onları okuyup, istifade etmek önemli bir avantaj.
Çocuk eğitimi üzerine
Hakkında en çok konuşulan, yazılan, çizilen konulardan birisi de çocuk eğitimi. Şimdiye kadar bu konuda gazetelerde, dergilerde çokça yazılar yazıldı, konferanslar, paneller düzenlendi, kitaplar yazıldı.
Çocuk eğitimi ihmale gelmez
Hakkında en çok konuşulan, yazılan, çizilen konulardan birisi de çocuk eğitimi. Şimdiye kadar bu konuda gazetelerde, dergilerde çokça yazılar yazıldı, konferanslar, paneller düzenlendi, kitaplar yazıldı.
Dinî cemaatlerimiz…
İnsanlar hatasız kusursuz olamayacağı gibi; cemaatler de hatasız, kusursuz olamazlar. Hiç bir insan tam mükemmel, her yönüyle günahsız olamayacağı gibi, cemaatler de hatalardan, yanlışlardan arınmış bir şekilde mükemmel olamazlar.
Dinî cemaatler aslî vazifelerine dönmeli
Malûm çevreler kabul etmese de dinî cemaatler bu toplumun bir gerçeğidir. Yaptıkları hizmetler gösteriyor ki ülkemizin, bilhassa manevî ihtiyaçları bakımından dinî cemaatler önemli bir ihtiyaçtır.
Değişmez prensipleriniz varsa?
Eğer zaman ve zemine göre görüş ve düşüncelerinizden vazgeçme gibi bir alışkanlığınız varsa… Konjonktürlere göre yön değiştirme, kulvar değiştirme ihtiyacını hissediyorsanız…
Başkalarının imanına kuvvet vermek
Sâir ehl-i dine karşı da sorumlulukları bulunan Nur talebelerinin yüklendikleri vazifelerinin ciddiyetini ve ağırlığını izaha gerek var mı bilemiyorum.
Bediüzzaman’ın siyasete yaklaşımı
Bir çok meselede olduğu gibi, Bediüzzaman, siyasette de toptancı bir yaklaşım, yani “ya hep, ya hiç” şeklindeki bir anlayış içerisinde olmamıştır.
Üzerimize düşenleri yerine getirmedikçe
Zor da olsa hak ve hürriyetlerimize sahip çıkmadıkça, uğrunda bazı bedelleri ödemeye hazır olmadıkça, çekmekte olduğumuz sıkıntıların ardı arkası kesilmez.
Türkiye gerçekten dindarlaşıyor mu?
Katı laiklik’ taraftarı malûm çevrelerin söylediği gibi ülkemizde gerçekten dindarlık artıyor mu? Dindarların sayısında her geçen gün bir artış mı var?
Siyasette salâhat-maharet kavramları
İdarecilerimizin dindar olmalarında elbette büyük faydalar var. Bizi yönetecek olanların dînî değerlere bağlı olmaları elbette önemli bir avantaj. En azından milletin dînî değerlerine saygılı olmaları beklenir. Bu vasıfları taşıyan, bu… Devamı
İdareye talip dindarların önündeki riskler
Revaçta olmasının bir sonucu olarak, bilsin veya bilmesin, günümüzde bir çok insanın merakla ilgilendiği mesleklerin başında siyaset alanı geliyor. Siyaseti bir meslek olarak benimseyen ve bu işin ehli olan insanların siyasete soyunmaları
Mihenge vurmadan almamalı
Doğru olanı tasdik edip, kabullenmek hakperestliğin bir gereği. Söyleyenden ziyade, söylenene bakıp, öylece değerlendirmek yine hakperest olmanın bir nişanesi.




