Yazar Arşivi: Merve İriyarı
Savaşa Hayır
Suriye, her gün ağır bir darbe ile içten yıkılıyor. On bir yaşındaki erkek çocuklarının sınır olarak kaldığı ve diğerlerinin katledildiği haberlerini içimiz parçalanarak okuyoruz.
Mü’mine ümitsizlik yakışmaz
Ümitsizlik, zaman içerisinde pek çok kimsenin gösterdiği bir duygudur. Takılıp kaldığımız bir yerden bir daha düze çıkamayacağımızı sanıp, kendimizi büyük ve karanlık ümitsizlik boşluğuna bırakırız.
İçimizdeki Ayasofya
Osman Gazi, Şeyh Edebali’nin evinde rüyasında göbeğinden çok büyük bir ağacın çıktığını ve bu ağacın büyük ve gür olduğunu görmüştür. Sabah rüyasının tesiri ile Şeyh’e anlatır.
Çocuksu ruhlar
Hiç lunaparka gittiniz mi? Hiç elma kurdunda hızlanan yerde çığlık atıp, çarpışanlarda aldığınız darbelere kahkaha attınız mı? Peki, yaşınız gittikçe büyüse de hâlâ biniyor musunuz? Ben biniyorum.
Kar
Kar… Saflığın, berraklığın, masum bir çocuğun, günahsız bir kalbin amellerinin somutlaşmış bir elbisesi. Gökyüzü ile aramıza ilk önce beyaz bulut çarşafı serilir, ardından içimize işleyen bir soğuk ve en sonunda lapa lapa yağan,
Kutsal emanet: İman
Bu dünyada iyi bir şey yapmaya çalışanlara bakınca, hayatlarının bin bir elem ile geçtiğini fark ettim.
Dil insanların buluşma noktasıdır
Osmanlıca; Farsça ve Arapça ile sentezlenen bir dildir. Alfabesi ilk bakışta karışık ve Arapça diline benzer gelmektedir. Ama okunmaya başlandığı zaman anladığınızı fark edersiniz.
Ailemizin yaşayan tarihi
Ailemizin yaşlıları, yaşayan tarihlerimiz gibidirler. Anılarını anlatmaya başladıkları zaman sanki o günlere baştan dönerek yaşıyorlar. Sanki karşısındaki torunu değil de anlattığı anıdaki kişi…
Menfaatsiz iyilik
Ertuğrul Firkateyni, bizim Japon kardeşlerimizle aramızdaki büyük bağın kurulmasına vesile olmuştu. Japonya, o kötü günden sonra yaklaşık üç ay, bizim milletimizden vefat edenler için yas tutmuş
Özgürlük
Saat kulesinin etrafındaki kuşları kovalarken her çocuk bunları düşünür. Uçabilmek, yükselmek ve en önemlisi de özgürce…
Yardım bekleyen kedi
Allah, her an karşımıza yeni bir imtihan çıkarıyor. Aslında her hareketimizle imtihan ediliyoruz. Her yaptığımız harekete bir değer veriliyor. Dilenciye verdiğimiz paradan, yediğimizi paylaştığımız bir hayvana;
Ortak nokta
Asırlardır insanoğlu sürekli yer değiştiriyor. Her gün milyonlarca kişi gözlerini açarken, bir o kadar kişi de vefat ediyor. Gelen gideni unutturuyor. Yaptığı işler eskisini aratmıyor. Bazen yanındakiler kuvvet veriyor, bazen tek başına ilerlemek zorunda kalıyorsun…
Sadakat
Sadakat nedir? Bu kavramların bugün çok uzağında yaşıyoruz. Sözünün eri olana sadakatli deniyor. Yalan söylemeyen insan sadakatli oluyor. Oysa ki, yalan söylememek normal bir şey değil midir?




