List/Grid

Yazar Arşivi: Muzaffer Karahisar

Bir hayattan alınan dersler

Bir hayattan alınan dersler

Gördüğü insanı çok iyi tanıyordu. Babasının çok yakın dostuydu. Ailecek oturup kalkarlardı. Çok itibarlı, zengin, güvenilir ve herkesin sevip saydığı bir insan.

Ders salonunda

Ders salonunda

Ders yapılan evin büyük salonu tıklım tıklım dolu, okunan dersi huşu, huzur içersinde ve dikkatle dinledikten sonra çay molası esnasında herkes yanında bulunanlarla koyu bir sohbete dalmıştı.

Geçmişten sisli izler

Geçmişten sisli izler

İÇİNDE yaşadığımız zamanın insanı cezbeden, hoş görünen ve farkında olmadan kendine meftun eden dünyevî meşgalelerinin sıkıcı, yaralayıcı ve tahrip edici atmosferinden uzaklaşmak istedim.

Yorulmadan koşmak

Yorulmadan koşmak

İnsanları tesiri altına alan, zehirleyen, ifsat eden ahirzamanın dehşetli tehlikelerine karşı Kur’ân hakikatleri ile kendimizi, nefsimizi ve çevremizdekileri muhafaza etmeye çalışmalıyız.

İnsanlara hizmet etmek

İnsanlara hizmet etmek

İnsanları küçümsemeden, değer vererek, Allah’ın rızasını düşünerek, iyilikler, yardımlar, hizmetler etmek; her halükârda, ölçülü davranmak ve müspet hareket etmenin ne kadar önemli ve doğru olduğunu içinde yaşadığımız

Durum muhasebesi

Durum muhasebesi

Bir akşamüstü, yıl sonu çalışmalarını yapmak için mesai sonrasında huzurevinde kalmıştım. Evrak, dosya, işlem, muamele, sözleşme derken vakit hayli geçmişti.

Yazılmamış günlükten

Yazılmamış günlükten

Vakit gece, vücudumun her tarafını saran ağrılarla defalarca uyandım. Ya da hiç uyumadım desem de olur. Günün her saatini yatağın içersinde geçiren benim gibi bir insan için, gece de gündüz de aynı.

Kurtuluş reçetesi

Kurtuluş reçetesi

Ahirzamanın, cazibedar fitnesi, şerri, belâsı, maddî ve manevî musibetlerinin kol gezdiği; küfrün, nifakın, fıskın, sefahatin ve dalaletin her türlü yöntemlerle insanlara hücum ettiği,

Hayat ve hatırlattıkları

Hayat ve hatırlattıkları

Kâinat içerisinde bir çekirdek, bir iksir gibi her şeyin başı, esası, hülasası, özü, diriliğin, canlılığın ve var olmanın en büyük emaresi hayattır. Yokluktan, hiçlikten, sebepsiz, perdesiz,

Gençlerle Sabah Namazı

Gençlerle Sabah Namazı

Gecenin zifiri karanlığının ardından fecrin ferahlatıcı aydınlığı yavaş yavaş etrafı aydınlatmaya başlar. Seher vaktinde yeryüzünün üzerini bir tül gibi örten ve gizleyen gece perdesi yerini şafak vaktinin ışık huzmelerine bırakır.

Hayatın içinden

Hayatın içinden

Onu çok eskiden tanırdım. Yaşantısındaki derbederlikler, hayatındaki sıkıntılı ve tutarsızlıklar dolayısıyla sevilmeyen bir karakteri vardı. Sürekli aldığı alkol ev hayatını ve iş yaşantısını çok etkilemişti.

Barla’da bir gün

Barla’da bir gün

Barla’ya yapılacak ziyaretin kararlaştırılmasından sonra heyecanlı bekleyiş başladı. Hafta sonu, Pazar sabahını bekliyorum, Barla’yı hayal ederek. Güzelliklerini, hatıralarını, bir dâvânın âlem-i İslâma,

İnsan manzaraları

İnsan manzaraları

Gecenin ilerlemiş saatinde, omuzunda heybe ile yorgun, argın otele gelen köylü, yer olup olmadığını sorar. Otel görevlisi onu kenardaki bir iskemleye oturtarak boş yer olup olmadığını araştırmak için defterleri,

Barla’yı düşünüyorum Barla’da

Barla’yı düşünüyorum Barla’da

Geçen haftalarda uğrayıp ziyaret ettiğimiz Barla’yı düşünüyorum. Güzellikleriyle, hatıralarıyla, mânevî cazibesi ile gönül ikliminde lerzeye getirdiği coşkuyu, sevinci, sevgiyi ve ruhlardaki tecellilerini düşünüyorum.

Herşeyde O’nu gösteren işaretler

Herşeyde O’nu gösteren işaretler

Pencerenin önüne bırakılmış su kabından serçenin ürkek bir şekilde su içmesine baka kalmışım.