List/Grid

Yazar Arşivi: Muzaffer Karahisar

Sıkıntıların üstesinden gelmek

Sıkıntıların üstesinden gelmek

Köşemizin adını aldığı huzurevi ortamında uzun süre, hızlı tempoyla ve aşırı sorumluluk duyarak çalışmak, yaşlı, hasta, muhtaç,

Yaşlıların dünyası

Yaşlıların dünyası

Yaşlı insanların kendilerine ait masum, sıcak, samimi ve pembe dünyaları vardır. İleri yaşından kaynaklanan rahatsızlıklardan, unutkanlıklardan, endişe ve korkulardan,

Kırk beş yıldan kalanlar

Kırk beş yıldan kalanlar

Yıllar rüzgâr gibi geçip giderken hoş bir sadâ olarak geride tatlı say-ü gayret faaliyetlerini, manevî ecir ve sevaplarla hizmet hatıralarını miras bıraktı. Yıllarca vatan sathını mektep yapan, dinamik, aktif, ideal sahibi gençlik ve şuurlu

Pişmanlık

Pişmanlık

Sonbahara hazan mevsimi derler ama benim için hüzün mevsimi oldu. Güz mevsiminde son kuşlar başka diyarlara göçüp giderken, elimdeki velinimetim bir kuş gibi gurbete, hicrete, hicrana uçup gitti.

Karşı tarafa yolculuk

Karşı tarafa yolculuk

Barla yollarına düşen herkes, birçok heyecan fırtınasını yüreğinde hisseder. Barla’ya yaklaştıkça insanın hayali binlerce hatıranın izlerini sürer. Bu mübarek beldede, İslam kahramanları, Kur’an âşıkları,

Kalabalıklardan uzak

Kalabalıklardan uzak

Günlük yaşantımızın sıkıcı atmosferinden kurtulmak isteriz çoğu zaman. Hele beton yığınlarının içinde israflı, lüks, fantezi yaşantılardan, nezaket, kibarlık adına riya ve gösteriş dolu, menfaate dayalı,

Bediüzzaman’ın Afyon hapsinden bir talebesi: Haşim Hoca (1922-1987)

Bediüzzaman’ın Afyon hapsinden bir talebesi: Haşim Hoca (1922-1987)

Merhum Haşim Hoca’nın oğlu Cemal Demirkuş, babasının hatıralarını Yeni Asya’ya anlattı.

Farklı bir yolculuk

Farklı bir yolculuk

“İnsan bir yolcudur.” sözü hep düşündürür bizleri. Doğumdan, hayattan ölüme kadar, ahiretteki ebedî memlekete kadar devam eden yolculuğun neresindeyiz ve neler yapabiliriz?

Bir hastanın söylemedikleri

Bir hastanın söylemedikleri

Hayatın farklı bir yönü, son safhasındayım şu an. Umutlarım buzdağı gibi soğuk ve uzak. Varlığım sonbaharda bozguna uğramış gibi. Ölümle hayat arasındaki perdenin bu kadar inceldiğini bilmezdim.

Bir afiş macerası

Bir afiş macerası

Yetmişli yılların sonlarıydı. Memleketimizde hâlâ Bediüzzaman ismi ve Nurculuk hareketi ürkütücü, menfi propagandalarla insanlar arasında suçmuş gibi telâkki ediliyordu.

İbrahim Edhem Talas (2) (1897-1971)

İbrahim Edhem Talas (2) (1897-1971)

2013-10-19_180129Aslen Makedonya Üsküp’ten 93 Harbi olarak bilinen 1293 (1877) Osmanlı-Rus Harbinden sonra Balıkesir’e hicret etmiş, Babası Celaleddin-i Rumî (ks) mensuplarından, nezih ve asil bir aileye sahiptir.

Gece ve sonrası

Gece ve sonrası

Şehir ışıklarının göz kırptığı karanlık geceler, aydınlık sabahların habercisi olarak çok şeyler anlatır. Sıkıntılar, hastalıklar, musibetler insanın maddî ve manevî âlemini zulmetle kaplayınca,

Ömrün ve mevsimin sonbaharı

Ömrün ve mevsimin sonbaharı

Sonbaharın hırçın rüzgârları estikçe esiyor, dalından kopardığı sarı yaprakları önüne katarak göklere savuruyordu. Boşlukta bir süre uçuşan mecalsiz yapraklardan, birkaç tanesi de kuytulardan sükûnet bulup huzurevinin bahçesine dalgalanarak iniyordu.

İki ayrı dünya

İki ayrı dünya

Sohbet etmek istediğim kişinin ömrünün üçte biri ceza evinde geçmiş. Çok çile çekmiş, hastalanmış, yaşlanmış, kimsesiz ve muhtaç kalmış. Bütün bunlara rağmen suçundan ve mahkûmiyetinden pişmanlık duymadığını söyleyince konuşmayı sürdürme imkânı kalmamıştı.

İbrahim Edhem Talas (1) (1897-1971)

İbrahim Edhem Talas (1) (1897-1971)

Hayatını inancına vakfetmiş, iman fedailerinden, isimsiz kahramanlardan, Nur postacılarından, mübarekler heyetinden geriye kalan ibret dolu hayat hikâyeleri ve hatıralar her zaman tanıyan insanlara hizmet düsturları, hayat ölçüleri, Allah yolunda çalışma şevki, azmi ve heyecanı veriyor.

Nur mektupları

Nur mektupları

Risale-i Nurların ilk telif yıllarında Nur talebelerinin Üstadlarıyla karşılıklı yazdıkları mektuplar, o zamanın manevi hissiyatını, diriliş heyecanını, hizmet ölçülerini, sadakatin, teslimiyetin ve samimiyetin derecelerini göstermektedir.

Ruhu rahatlatan iksir

Ruhu rahatlatan iksir

Ümitler, hayaller, endişeler, korkular ve bütün duygularla sonsuzluklara, ummanlara doğru yelken açarak gözden kaybolacak kadar uzaklara gidiyorum. Gittikçe küçülmek, kaybolmak ve batıp boğulmak gibi tehlikeler var!

Zenginliklerimiz

Zenginliklerimiz

Memleketimizin her karış toprağı yer altı ve yer üstü zenginlikleriyle süslenmiş, güzelliklerle bezenmiş bizlere vatan olarak miras bırakılmıştır. Her yerde tarihimizin, kültürümüzün inancımızın tezahürü eşsiz sanat eserleri camiler,

Hayatı renklendiren sırlar

Hayatı renklendiren sırlar

Üzüm bağları, meyve bahçeleriyle ve fıtrî güzellikleriyle meşhur Sultandağı, Yeşilçiftlik kasabasındaki bir bahçeye davet edildik. Bahçe sahibi Abdurrahman Doğan, meyve alıcı esnafa,

Kilitli kapıları açmak

Kilitli kapıları açmak

Farklı kabiliyette ve karakterde olan insanların beklentileri, yaklaşımları ve hayata bakışları davranışlarından ve ifadelerinden rahatça anlaşılabiliyor. Ahmet Amca,

Yaşlılığı anlamak

Yaşlılığı anlamak

Herkesin kendi penceresinden baktığı bir dünyası vardır.

Garcia’ya mektup ve Nur postacıları

Garcia’ya mektup ve Nur postacıları

ABD ile İspanya arasındaki savaşın kritik bir aşamasında ABD Başkanı Mckinley, çok acele olarak Küba’daki isyancıların lideri Garcia’ya önemli bir haber göndermek ister.

Çamdağı’nda vuslat zamanı

Çamdağı’nda vuslat zamanı

Eğirdir Gölü’nün ak köpüklü, mavi sularının toprağı sıvazladığı enginlerden gökyüzüne doğru bakıyorum. Hayallerimle birlikte uzanıyorum yalçın kayalıklara, sivri tepelerin zirvelerine.

Akşamın geç vaktinde

Akşamın geç vaktinde

Akşamın geç vaktinde, kapıların ve perdelerin kapandığı, herkesin kendi evine çekildiği sükûnet zamanında, huzurevinde yaşlı insanları katlarında, odalarında görmek, birkaç kelâm etmek ve tebessümlerini seyretmek bir başka oluyor.

Yaşlandığım zaman

Yaşlandığım zaman

Zaman geçtikçe vücudumun her yerinde ihtiyarlığın emareleri görülmeye başladı. Başımı dumanlı dağlar gibi beyaz saçların hüznü kapladı. Gücüm, takatim ve kabiliyetlerim gittikçe azalıyor.

Hastalığın sıkıntılarını paylaşmak

Hastalığın sıkıntılarını paylaşmak

“İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batır” sözünü, ecdadımız boşa söylememiş.

Hacı Adil Çelik Hoca

Hacı Adil Çelik Hoca

Risale-i Nurların telif yıllarında güller diyarı Isparta’dan Kur’ân hakikatleri parlayarak dalgalar hâlinde memleketin her tarafına, muhtaç gönüllere manevi bir şifa iksiri olarak yetişir, yerleşir.

Zamanın akışında duygular

Zamanın akışında duygular

Zamanın akışına kapılıyor insan bazen. Etrafımızdaki tabiata, eşyalara, nesnelere bakarak geçen zamanın akıntısı içinde yaşayan insanlara yansımasının etkisini, emarelerini, izlerini anlamaya çalışıyoruz.

Serencam

Serencam

“Hayatımın sonuna doğru huzurumun bu kadar bozulacağı hiç aklıma gelmemişti.

Ölüm gerçeği

Ölüm gerçeği

Dünya hayatının sonu olan ölüm gerçeği, her insanı ilgilendirdiği hâlde çok az hatırlanır ve konuşulur. Her seferinde kendi üstümüze kondurmadan ve hayatımızdan uzak tutarak, başkasının ölümü üzerinden gördüklerimizle, hatırladıklarımızla bahisler eder, sohbetler yaparız.