List/Grid

Yazar Arşivi: Selim GÜNDÜZALP

Her bahar bir değildir…

Her bahar bir değildir…

Allah’ım, söylenecek her sözü bildiğin için, söylemekte güçlük çekiyorum. Ancak duâ etmeyi seviyorum. Seninle konuşmayı, hâlimi Sana arz etmeyi ve sadece Senin bilmeni istediğim nice nice dertlerimi,

Bahar Duası

Bahar Duası

“YAZARINDAN İMZALI bir kitap almak için, nice zahmetlere katlanıp, kitap fuarlarına gidenler, bu mevsimde, şu BAHAR FUARINDA, yollarda sıra sıra dizili AĞAÇ STANDLARINDA sergilenen ve illâ ki, okumamızı bekleyen, hem de

Bahara merhaba

Bahara merhaba

Biz insana tarafımızdan bir rahmet tattırsak, sonra da bunu ondan alacak olsak, o ümitsizliğe düşer, nankörleşir. Eğer başına gelen bir sıkıntıdan sonra ona nimetler tattıracak olsak, bu defa da ‘Bütün kötülükler benden uzaklaştı’ deyiverir

Beyaz zarf

Beyaz zarf

Üzerinde kırmızı üzümlerden küçük bir tanecik öyle duruyor… Düşüncelerim, hayallerim ayaklandı birden… Düşündüm biraz…

Rıhtımdaki gemi

Rıhtımdaki gemi

Rıhtımdaki bir gemi… Kimi bekliyor kimi… Rıhtımdaki bir gemi… Beni bekliyor beni… … Gitti gidecek gibi… Ayrılığın son demi… Bırakma burada beni… Unutma sakın emi… … Ey rıhtımdaki gemi… Deniz… Devamı »

Terzinin sırrı…

Terzinin sırrı…

Terzi Abdullah Ağabey ile Abdurrahman Ağabey’in ellerinden öpüyor, Mustafa Ağabey’in de ruhuna duâlar gönderiyorum

Ne kadar vaktimiz var?

Ne kadar vaktimiz var?

Var mı bilen?
Var mı bir Allah’ın kulu…

Güneş, ayda yılda bir doğsaydı…

Güneş, ayda yılda bir doğsaydı…

Hiç düşündünüz mü nasıl bir dünyada yaşadığımızı? Bunca nimetlerle nasıl kuşatıldığımızı… Her şey kararında, her şey yerinde… En ince ayrıntısına varana kadar her tedbir alınmış…

Seni ancak Rabbin anlar…

Seni ancak Rabbin anlar…

Geriye dönüp bir bak yaşadığın yıllara…
Ne nimetler serilmiş gelip geçtiğin o yollara…

Ne gariptir şu insanoğlu

Ne gariptir şu insanoğlu

Ne gariptir şu insanoğlu… Ne garip…
Elinde olanları hiç görmez…

Hayatının değişmesini isteyen insan…

Hayatının değişmesini isteyen insan…

Bu gün, evet bu gün…
Bir söz duymalıyım ki; o söz çarpmalı beni…

Rabbim, adınla atıyor kalbimv

Rabbim, adınla atıyor kalbimv

Hiç yoktan bana bir hayat verdin… Ne verdiysen hepsini, Sen verdin. Ben istemeden verdin…

Hayatla ölüm arası kaç adım?

Hayatla ölüm arası kaç adım?

Bana hayatı veren Rabbime hamd ile,Bu hayatı nerede ve nasıl kullanmam gerektiğini öğreten Hz. Peygamber’ime salât ve selâm ile, Ve onun verdiği dersi her daim yenileyen Üstadım Bediüzzaman’a rahmet duâsı ile…

Mevsimlerle gelen şükürler

Mevsimlerle gelen şükürler

Mevsimlerle gönderilen nimetler olduğu gibi, mevsimlerin kendisi de ayrı bir nimet. Her nimet ayrı bir şükür istiyor.
Rabbimizin nimetleri hiç eksilmiyor her daim. Tertemiz bir gün ve tertemiz bir mevsim gönderiliyor. Kusursuz ve eksiksiz…

Orada biri var; ya da Güneş yüzlü adam

Orada biri var; ya da Güneş yüzlü adam

Beldeler insanlarla seviliyor ve hatırlanıyor… “Mekânın şerefi içindekindendir” diye boşuna söylenmemiş.
Gençlik yıllarımızın en hareketli günlerinde tanıştık, sevdik ve ısındık birbirimize…

Büyük buluşmalara yalnız gidilir…

Büyük buluşmalara yalnız gidilir…

Mevsim sonbahar…
Aylardan Eylül…

O gün

O gün

Kabirden kalkacağız o gün…
Ne müthiş bir gün olacak o gün…

Çocuk bir tohumdur; anne kalbinde büyür

Çocuk bir tohumdur; anne kalbinde büyür

Önce ümit, sonra ümit…
Ama hep ümit, hep ümit…

Masum şehitlere…

Masum şehitlere…

Unutmuştuk ölümü…
Çoktandır unutmuştuk onu…

Olanı biteni ibretle seyreden adam

Olanı biteni ibretle seyreden adam

Dağınık olan çalışma masasının üzerindeki kitaplara, kâğıtlara bir göz attı. Birkaç gün önce aldığı notlar dikkatini çekti.

Ey İnsan, kimsin sen?

Ey İnsan, kimsin sen?

Kimsin sen?
Bir ömür “ben ben” deyip duran sen…

Her şey bir işaret

Her şey bir işaret

Camdan uzanan bir çocuk başı ya da yolumuzun üzerindeki bir taş ya da eski bir karaağaç, yüz yıllık… Veyahut bir bulut, başınızın üzerinden ağır ağır giden bir bulut. Ya da bir araba sesi… Kim bilir, kimin nesi…

Zübeyir Ağabey

Zübeyir Ağabey

– Haydar Gündüzalp Ağabeyime hürmet ve muhabbetlerimle… –

Şam’dan gelen adam…

Şam’dan gelen adam…

Şam’da bir akşam…
Şam’da akşamlar başkadır…

Damlalar denize akar, insanlar ebediyete…

Damlalar denize akar, insanlar ebediyete…

Vakit geldi… Vakit topraktır. Ağacın başındaki son yaprak da düştü… Ve hasretini çektiği toprağa attı, kattı kendini. Damlalar denize akar, yapraklar toprağa…

Hayata sığmayan bir insan, gün gelir tabuta nasıl sığar?

Hayata sığmayan bir insan, gün gelir tabuta nasıl sığar?

Dünyaya sığmayan bir insan, bir gün gelir, tabuta sığar. “Bu kadar mı?” dersiniz. “Bu kadar mı hayat?” Belli ki, tabuta giren, hayat değildir. O hayatın maddî yanıdır. Beden kırılır, ölür, ruha bir şey olmaz.

Şimdi kim bilir neler anlatır sana ölüm…

Şimdi kim bilir neler anlatır sana ölüm…

Öldün işte…
Şimdi kim bilir neler anlatır sana ölüm…

Çiçek dilini öğrendiğim gün

Çiçek dilini öğrendiğim gün

Bence hemen yola koyulun. Siz de bir çiçek arayın ve konuşmasını dinleyin. Yolunuz, gayretiniz hayırlı olsun. Bakalım, çiçeğin tebessümünden ne dersler çıkaracaksınız? Haa, yıldızlı bir gecede semâya bakmayı da unutmayın… Yeni bir dil, yeni bir lisan öğrenmek kolay değil.

Sana hasret bitmez yâ Rasulallah (asm)…

Sana hasret bitmez yâ Rasulallah (asm)…

Ümmetin olmak şerefi yeter. Bu nimet, her nimetin üstünde. Bizi de kervanının arasına katıver ne olur. Hatırana sahip çıkamadığım için yüzüm yok, yanıyorum. Gider susuzluğumu ne olur…

Yolculuk

Yolculuk

Bindikleri araba için, “Nereye gidiyoruz?” diye soran insanlar, yaşadıkları dünyada aynı soruyu unutmuş görünüyorlar.