List/Grid

Yazar Arşivi: Talip Çiçek

Bediüzzaman ve matbuat

Bediüzzaman ve matbuat

Bediüzzaman, Osmanlı döneminde düzenli aralıklarla çıkan gazete ve dergilerin tamamının ünvanı olan matbuatla 1897 yılında Vali Hasan Paşa’nın dâveti üzerine Van’a gidip ve onun konağında kaldığı yıllarda tanıştı.

Risale-i Nur’a vakf-ı hayat edenlerdendi Mustafa Ekmekçi Ağabey

Risale-i Nur’a vakf-ı hayat edenlerdendi Mustafa Ekmekçi Ağabey

Yaklaşık elli yıl geçti Mustafa Ekmekçi Ağabeyimizle tanıştığımız günün üzerinden…

Risale-i Nur’u kalbine yazan Teyp Tahir Ağabey

Risale-i Nur’u kalbine yazan Teyp Tahir Ağabey

Altmışlı yıllarda ismi Nur camiasında çokça bilinen bir Nur hizmetkârıydı Tahir Ağabey. En büyük özelliği de Nur Risalelerinden saatlerce ezberden ders yapabilme istidadına mazhar olmasıydı. Adeta bir “Risale-i Nur hafızı”ydı.

Nur’un seyyahı Mustafa Sungur Ağabey

Nur’un seyyahı Mustafa Sungur Ağabey

Mustafa Sungur Ağabeyimizi ilk olarak 1964 yıllarında tanımak nasip oldu. Kendisinin İzmit’e geleceğini haber almıştık. Risalelerde sıkça ismi geçtiği için gıyaben tanıyorduk.

Bu kubbede hoş bir seda bırakan vakıf ağabeyimiz Faruk Özhan

Bu kubbede hoş bir seda bırakan vakıf ağabeyimiz Faruk Özhan

Faruk aAğabeyimizle yakından tanışmamız on sene öncesinde başladı.

Nur takkecisi Kâzım Sert Ağabey

Nur takkecisi Kâzım Sert Ağabey

Bizim Risale-i Nur’u tanıdığımızda ağabey konumunda olanlar birbiri ardı sıra bu fani dünyadan ebediyet âlemlerine, âlem-i berzaha göç ediyor. Ve mahall-i maksuda yaklaşıyorlar. Bu göçler kör hissiyâtımızı da etkisi altına alıp nefsimizin hiç kabullenmek istemediği

Cemal ağabeyi Bahçecik’ten Cennet bahçelerine uğurladık

Cemal ağabeyi Bahçecik’ten Cennet bahçelerine uğurladık

Yazımızın başlığı ilk anda mübalağalı görülebilir fakat Marmara bölgesinin farklı yerlerinden gelen muhtelif Nur cemaatlerinin aralarındaki sohbetlerinde ve cenaze namazına katılan cemaatin

Sevâd-ı Azam’a tâbî olmak

Sevâd-ı Azam’a tâbî olmak

Maddeten zengin bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmişti, her türlü imkâna sahipti. Çocukluk yılları refah içerisinde geçiyordu. Her istediğini alabiliyor, istediği her yere gitme imkânına sahipti. Özel okullarda okumuştu.

Nur’un hizmetinde ‘fakirliğin’ güzelliğini yaşamak

Nur’un hizmetinde ‘fakirliğin’ güzelliğini yaşamak

Mahiyetimiz acz ve fakrdan yoğurulduğu için aslında dünyevî zenginliklerimiz fakirliğimizi izale etmez; çünkü bir gün her şeyimizi burada bırakıp gideceğiz.