List/Grid

Yazar Arşivi: Zeynep Çakır

Açılım ve atılım buna derler arkadaş!

Açılım ve atılım buna derler arkadaş!

Kompozisyon denilen birşey vardı bilirsiniz…

Sosyal medya tiplerimiz ve triplerimiz

Sosyal medya tiplerimiz ve triplerimiz

1- Hem ağlarım hem giderimciler: Bu grup insanı sosyal medyayı takip ediyor, çok ilgili…

Gel gör bizi Face n’eyledi… Hasrete hasret eyledi…

Gel gör bizi Face n’eyledi… Hasrete hasret eyledi…

Eskiden birkaç günlük misafirlik dolayısıyla evden ayrıldığımızda nasıl merak ederdik Yalova’yı… Evimizi…

Bir komşu kaç meslek sahibidir?

Bir komşu kaç meslek sahibidir?

1- Bahçıvandır: Tatile gidince çiçeklerinizi sular..

Komşuluğu kim öldürdü?

Komşuluğu kim öldürdü?

Yalnız bir noktayı unutmuştu; ev alma komşu al düsturunu… Boşa dememişlerdi. Zira geldiği yerde, komşuluk ilişkileri yok düzeyde, ancak kapı, asansör rast gelmelerinde selâmlaşmaktan ibaretti…

Okumayı sevmeyen cehalet yarışçıları

Okumayı sevmeyen cehalet yarışçıları

Okumanın önemi ile ilgili ebeveynlerde bizim kuşağın izine rastlanması zor biganeliğin aksine, gözle görülür bir bilinç yükselmesi var. Ancak bu kez de çocuklar anne babanın temposuna ayak uydurmakta zorlanıyor.

Eski evler eski işler….

Eski evler eski işler….

Yine dokuz ayın Çarşamba’sı bir iş trafiğinden çıktım her ev hanımı gibi … ve fena yoruldum. Sonra da düşündüm biz eskiden neler yapardık diye, de yorulduğuma şaştım kaldım.

Ana, ana değil ki!

Ana, ana değil ki!

Bugün itibariyle kadın ümmü’l-veled değil abdü’l-veled’dir. Çocuğunun annesi değil kölesi mesabesindedir. Bunun da müsebbibi iki zayıfın birbirine ihtiyacını ve şefkat ve fedakârlık duygusunun sınırsızlığını suistimal edip

Nesilleri kurtarmak için…

Nesilleri kurtarmak için…

Günlerdir süregelen tartışmayı yöntem açısından, bir diğer ifadeyle, devlet müdahalesi açmazından bağımsız değerlendirdiğimizde milletin ortak yarasının içten içten kanadığını görmemek imkânsız.

Eskici geldi hanııım!

Eskici geldi hanııım!

İğne ucunda hayatlar vardı eskiden. Tel tel, ilmek ilmek sabır dokur, güzellikler nakşederdi. İçinin güzelliği, estetik zevki evine sinen, yüzünde simge olan hanımlar…

Hanımlar Rehberi’yle Asr-ı Saadet hanımlarına yolculuk

Hanımlar Rehberi’yle Asr-ı Saadet hanımlarına yolculuk

Bu başlık altında yapılan seminerin birkaç meyvesidir, lâkin Asr-ı Saadet’e mi gidiliyor, Asr-ı Saadet mi bu zamana geliyor siz karar verin:

Sonradan görme olmak iyi bir şeydir

Sonradan görme olmak iyi bir şeydir

Size; “Hiçbir yerde görmediniz! böylesi ilk defa ve size özel” klişesiyle sunulan bir fırsatı kaçırmak ister misiniz? İstemezsiniz değil mi?

Bu bir ilk; fakat tek olmayacak inşallah

Bu bir ilk; fakat tek olmayacak inşallah

Bizim kuşak popüler tarih anlatım ve anlayışıyla, romanlar, çizgi romanlar, gazete tefrikalarında bir sonraki günü iple çektiren hikâyeler ve ‘arkası yarın’ logosu ile uzun yıllar dinleyiciye kulağını dört açtıran radyo programlarıyla tanıdı, tanıştı…

ODTÜ’ de birşeyler oluyor da bize neler oluyor?

ODTÜ’ de birşeyler oluyor da bize neler oluyor?

Bu yazı ODTÜ’de vaki olan; hiçbir şeye uymayan hele üniversite ve üniversiteli adına hiç yakışmayan bu çiğ hadiseye münhasır değildir. Böyle hadiselerin önünü almak veya fırsat vermemek için bize düşen nedir, nasıl bir tavra sahip olunması gerekir düşüncesi ile kaleme alındı.

Padişahlara “veled-i zina” ithamı üzerine…

Padişahlara “veled-i zina” ithamı üzerine…

Tarihçiler, istedikleri kadar, padişah ve ailesinin meskeni olan haremin, basit bir ev fonksiyonundan öte; gerek içinde yaşayanlar ve gerekse yönetim kurallarıyla teşkilâtlanmış bir kurum olduğunu,

Haremin gölgede kalmış simaları: Padişah kızları

Haremin gölgede kalmış simaları: Padişah kızları

Uzunca bir süredir tarih ve özel olarak padişahın aile hayatı, bir dizinin yönlendirmesiyle ipotek altına alınmış bulunuyor. Geçmişler olsun! Onlar artık tarihî bir şahsiyet değildir.

Siz mağdur olmak ne demek, gerçekten bilir misiniz?

Siz mağdur olmak ne demek, gerçekten bilir misiniz?

Mağduriyet ne anlama geliyor bilirsiniz! Zira bizde şu veya bu sebeple gadre uğramayan, “Mağdurum ben mağdurum” diye sızlanmayan yok gibidir.

Allah taksi(m/r)atımızı affetsin!

Allah taksi(m/r)atımızı affetsin!

Bundan beş gün önce de insanlar kısım kısım, anlayışlar farklı, duygular düşünceler eğilimler muhtelifti. Zaten böyle de olmalıydı. Hiç kimse bir tornadan çıkmış gibi olamaz, olmak ta istemezdi.

Ben hangi taraftayım?

Ben hangi taraftayım?

Üzerinize afiyet birkaç haftadır rahatsızım. Bedenî ve uzvî bir rahatsızlık değil kastettiğim. Gündemi ipotek altına alan hadiselerin hercümercinden; hallaç pamuğu gibi bir oraya bir buraya savrulan kitlelerin

Çocuğumun ismini Alex mi koysam(!)?

Çocuğumun ismini Alex mi koysam(!)?

İlkokuldayken Türkçe kitabımızda bir okuma parçası vardı. Eski Türklerde çocuğa isim koyma geleneğini yansıtan Dede Korkut hikâyelerinden bir pasaj: Uzun yıllar evlât sahibi olamayan Dirse Han’ın nihayet sağlıklı bir erkek evlâdı doğar.

Fuat Paşa’nın gelini!

Fuat Paşa’nın gelini!

Tanzimat Döneminin yetenekli, yenilikçi, cevval devlet adamı Keçecizade Mehmet Fuat Paşa nüktedan ve hazırcevap kişiliği ile de hem siyasî tarihimizin hem de edebiyatımızın renkli simalarından biridir.

Sokağımızın huzuru kaçmasın!

Sokağımızın huzuru kaçmasın!

Klâsik, klişe ama bir o kadar da muhatabını etkileme gücü yüksek olduğu için mevcut ürünü pazarlamakta, kaçınılmaz reklâm sloganlarından biridir:

Ayşe Hafsa Valide Sultan

Ayşe Hafsa Valide Sultan

Osmanlı harem teşkilâtının yetiştirdiği model insan örneğine simge bir isim arayanlara iftiharla gösterileceklerden biri ve hatta birincisi Ayşe Hafsa Sultan’dır.Birincisinden kastımız,

Suya sabuna dokunan nezafet medeniyeti

Suya sabuna dokunan nezafet medeniyeti

“Allah temizdir, temizlenenleri sever” veya “Temizlik imandandır” gibi vahiy ve sünnet eksenli hükümlerin teşri kılınması, su ile olan hayat bağının İslâm topluluklarında dinî vecibe şuuru ile birleşip hayata geçirilmesini netice vermiştir.

Ve bir küçük kızın büyük hikâyesi

Ve bir küçük kızın büyük hikâyesi

Zaman; milâdî asırlardan 17. sini yutmak ve yeni bir asra dönmek sancılarında… Belde; Osmanlı payitahtı İstanbul… Devir; Sultan IV. Mehmed Dönemi…

Malkoçoğluzâde Bali Bey

Malkoçoğluzâde Bali Bey

Hayatın mahalle kültürüyle şekillendiği, çocukluk dönemlerimizde; kız çocuklarının oyununda fıtratlarının gereği anne veya çocuk olmak üzerine kurgulanmış evcilik başı çekerken,

Çağının hükümdarlığından, çağ açan Fatih olma yoluna giden sır

Çağının hükümdarlığından, çağ açan Fatih olma yoluna giden sır

Müjdelerle gelen fetih, Konstaniyye’yi açan Fatih üzerine hadisenin gerçekleştiği andan bugüne nice güzel kelâm edilmiş, kalemlerden inciler dizilmiş, nağmelerle ruhlara süzülmüştür.

Mihrimah Sultan

Mihrimah Sultan

Eskilerin ismiyle müsemma tabiri vardır. Adıyla adlanmış, adının manasını üstünde taşıyan anlamlarında kullanılagelmiştir.

Göz gördükçe gönül usanırmış

Göz gördükçe gönül usanırmış

Gündemde olmak, gündem oluşturmak, adından söz ettirmek, ilgi odağı haline gelmek. Bu tabirler bir zamanlar bir siyasetçi veya şöhretin ismi ile yan yana anılırken,

Tek Parti’nin tuzsuz yağ takibi!

Tek Parti’nin tuzsuz yağ takibi!

Cumhuriyetin ilk yıllarında halka rağmen halk için mantığına dayalı tek parti uygulamalarının millet nezdinde nasıl bir zulme dönüştüğü topyekûn millî hafızada yer etmiş bulunuyor.