Avusturya Mektubu Subscribe to Avusturya Mektubu
Siyaset tekniğimiz ve Avrupa
Meğer ki, Avrupa ile kıyaslanamayacak bir yönümüz daha varmış ki, o da siyaset tekniğimizdir.
Türkiye siyasetine uzaktan bakış
“Faydası olmayan bahardan, yazdan; yüce dağ başının kışı makbuldür./Cahilin yaptığı sözden sohbetten; âlimin hayali, düşü makbuldür.”
Avrupa baharına Nur’un katkısı
Türkiye seçim havasına girmiş.
Saygı duyarız ve hayırlı sonuçlar için duâ ederiz.
Harice bakarken maksat ve “nokta-i nazar” önemlidir
Hemen ifade etmek gerekir ki, buradaki “hariç”ten maksat, Risâle-i Nur’da tarifini bulan meslek ve meşrebe ve hizmet modeline nazaran “haricî” sayılan meselelerdir. Hiçbir dahlimiz olmadan, inisiyatifimiz haricinde gelişen hadiselerdir.
Herkesin herşeyi bilmesi
Buradaki “herkes” kategorisine kimlerin dahil olduğunu, gazetemizi takip eden herkes bilir. Herkesin her şeyi bilmediğini de herkes bilir.
Demokrat bir diplomat
Garip dünyamız acaip çalkantılar geçiriyor. Demokrasi sancıları, hürriyet naraları dünyayı kıvrandırıyor.
Yanyana durma zamanı geçti
Müjdeli haberlerimizi bu başlık altında vermeği çok isterdik, ama Avusturya’da gerçekleştirdiğimiz entegrasyon programında, böyle bir zamanın henüz geçmediği, programın seyrinde bile gözden kaçmadı.
Perşembe’nin gelişi
Yüzyıllardır geçerliliğini sürdüren atasözlerimiz vardır. Lâkin şu “Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan bellidir” atasözü, bu gidişle biraz sorgulanır hale gelecektir, galiba!
San’ata ve san’atkâra saldırı
Hem san’ata, hem de san’atkâra ancak “saygı” ifadesi yakışır. İlim ve mârifet sözlüğünde bu ifade kadar “yakışık” olanına zor rastlanır.
Sydney’de Bediüzzaman Said Nursî için hatim
Büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî’nin vefat yıldönümünde idrak edilen Bediüzzaman Haftası Avustralya’da da hareketli geçiyor.
Ve… Eyvah dâvâm!
İki minare yüksekliğindeki Van kalesinin tepesinde iken ayağı kayıp aşağıya doğru düşerken, iki dudak arasından çıkan iki kelime: “Eyvah! Dâvam!”
Sadâkatin siyasî boyutu
Sadakat deyince, hemen bunun zıddı olan sadakatsizlik de hatıra gelir. Zira sadâkat ne kadar güzel ve gerekli bir haslet ise, sadâkatsizlik de o kadar çirkin ve lüzumsuz bir harekettir.
Her şeye rağmen sebat edenlerin gazetesi veya “kırk ikilik top güllesi”
Sonradan “Gazi” ünvanını alan Antep ilimizin Fransızlar tarafından işgali sırasında Antepli Şahin Beyin Fransız Garnizonu Komutanlığına yazdığı mektup, tarihimizin şeref levhaları arasındadır. Son bir kaç cümlesini arz edeyim:




