List/Grid

Osman Zengin Subscribe to Osman Zengin

Minyeli Abdullahlar…

Minyeli Abdullahlar…

Ah Mısır ah! İslâm’ın zekî mahdumu, sen ne hâllere düştün? Seni ne hâllere düşürdüler?

Mevlid Polat Ağabeye, Allah rahmet eylesin!

Mevlid Polat Ağabeye, Allah rahmet eylesin!

Perşembe akşamı, Üsküdar cemaatinin kahraman fertlerinden Hasan Sarıbuğa kardeşimizin haber etmesiyle malûmatımız oldu.

“Zübeyrimi kâinata değişmem”

“Zübeyrimi kâinata değişmem”

1970 senesi yaz aylarında Risale-i Nur’la müşerref olduğumda, 17 yaş içerisindeydim. O zaman ağabeyler bana nereli olduğumu sorduklarında, “Babam Ermenek, annem Ankaralı” diye cevap verince,

Cemil Arıkan kardeşime binler rahmet…

Cemil Arıkan kardeşime binler rahmet…

Bediüzzaman haftası münasebetiyle Bursa’da yaptığımız faaliyetlerimizin son gününde Bursa Ulucamii’de mevlid okunurken, arkadaşlarımız, Uşak’tan Cemil Arıkan kardeşimizin vefat ettiğini haber verince,

“Çadırcı Nureddin” Ağabeye, Allah rahmet eylesin!

“Çadırcı Nureddin” Ağabeye, Allah rahmet eylesin!

Birkaç yazımızda bahsetmiştik. Gençlik yıllarımız olan 70’li senelerde Ankara’da bulunurken, cemaatimizin irtibatını sağlayan gazetemiz Yeni Asya’da çıkan kandil ve bayram ilânlarını takip ederdik.

Ey Hüseyin, makamın Cennet olsun!

Ey Hüseyin, makamın Cennet olsun!

Sabah kalktığımda telefonu açınca, gelen mesajlara bir baktım, Ankara’dan kadim kardeşim, hizmetlerde beraber koşturduğumuz Hüseyin Kayabaşı’nın vefat ettiği bildiriliyordu.

Avrupa’da Nurun bayramı…

Avrupa’da Nurun bayramı…

Almanya’da bulunan kardeşlerimiz bir-iki senedir bizi davet ediyordu. Fakat bir türlü nasib olmuyordu. Geçtiğimiz ay gitme durumuz hâsıl oldu.

Ahmed Kayıkçı kardeşime binler rahmet…

Ahmed Kayıkçı kardeşime binler rahmet…

Ah, ah! Talebelik yıllarımdan arkadaşım, mücadele ve mücahede kardeşim Ahmed Kayıkçı’nın vefat haberini alınca birden şaşırdım. Bildiğim kadarıyla belli bir rahatsızlığı yoktu,

Ahmed Altuntaş vefat etti

Ahmed Altuntaş vefat etti

Onu; hayatının ilk yıllarının geçtiği memleketi Sarıkamış’tan, üniversite yıllarında okuduğu İstanbul’dan, uzun yıllar DSİ bölge müdürlüğünde çalıştığı zaman kaldığı Kayseri’den tanıyan kardeşlerimiz! Ahmed Altuntaş vefat etmiştir…

Harlem’de mescid var mı?

Harlem’de mescid var mı?

Bundan kırk sene kadar önce ABD’ye hizmet için giden rahmetli Ali Uçar ve arkadaşları, gece vakti bilmeden Harlem’e girerler. Meğer o yıllarda zenci-beyaz mücadelesinden dolayı Harlem’e,

Ahmed Altuntaş vefat etti

Ahmed Altuntaş vefat etti

Onu; hayatının ilk yıllarının geçtiği memleketi Sarıkamış’tan, üniversite yıllarında okuduğu İstanbul’dan, uzun yıllar DSİ bölge müdürlüğünde çalıştığı zaman kaldığı Kayseri’den tanıyan kardeşlerimiz! Ahmed Altuntaş vefat etmiştir…

Nurcuların müşfik ağabeyi; Bayram Yüksel

Nurcuların müşfik ağabeyi; Bayram Yüksel

Bundan on altı sene önce (19 Kasım 1997) Avrupa’daki hizmetlerden dönüş yolculuğunda, yanında yine ateşîn Nur talebelerinden Ali Uçar ve bir başka kardeşle beraber, Bulgaristan’da geçirdikleri trafik kazası neticesi şehid olan Bayram Yüksel ağabeyi,

Hacı Ferhan Altun Ağabey…

Hacı Ferhan Altun Ağabey…

O insanlara “Nurcular” deniliyordu. Onlar bu asırda, adeta Sahabe-i Kiramı taklid eden kahramanlardı. Zor zamanda, dar zamanda, Kur’ân’ın nurunu neşretmeye çalışan, dünyaya neşreden Üstadlarının peşinde ihlâsla koşan kahramanlardı.

Cemil Çelik ağabey…

Cemil Çelik ağabey…

Gençlik yıllarımızda Ankara’da; hizmetlerimizle alâkalı, derse gitme v.s gibi işler için, Hacı Bayram civarında bulunan terzi Turan Çalışkan ağabeyin dükkânında; Necati Yılmaz ağabey, Lütfi Taşçı ve Orhan Lale ile buluşurduk. Tabii o buluşmalarımızda birçok ağabey ve kardeşle de tanışırdık.

Bir babanın daha, evlâd acısı…

Bir babanın daha, evlâd acısı…

Geçenlerde, kadim dost-ağabeyimiz Mustafa Süzen’in kızının vefatıyla alâkalı bir yazı yazmıştık. Orada, Mustafa Ağabeyin bize gönderdiği mesajı da iktibas etmiş ve oradaki enteresan ifadelerden bahsetmiştik.

Mısır bu hâle nasıl düştü, düşürüldü?

Mısır bu hâle nasıl düştü, düşürüldü?

Şu Mısır hadiseleri çok canımızı sıkıyor. İşler öyle karmaşa oldu ki, oraları ve onları çok iyi tanımayanlar gaza gelip, “uydum kalabalığa Allah-u Ekber!” misali, bir şeyler yapıyorlar ama ne yaptıklarını da tam bilerek yapmıyorlar gibi.

Bir babanın evlât acısı böyle de ifade edilebilirmiş

Bir babanın evlât acısı böyle de ifade edilebilirmiş

Mustafa Süzen Ağabeyimizi eskilerimiz, özellikle de Ankara ile irtibatlı olanlarımızın çoğu tanır. Mustafa Süzen, Risale-i Nur dâvâsının istikametini kaybetmeyenlerinden bir ağabeyimizdir.

Rıza Çöllüoğlu Hoca…

Rıza Çöllüoğlu Hoca…

Ne hikmetse, memleketimiz Ankara’ya yaptığımız uzun müddetli ziyaretlerde, yine burada ikamet etmekte olan, ebrardan bazı zâtların vefatları tahakkuk ediyor. Biz de, onların cenazelerine iştirak ediyor veya mülâki oluyoruz.

Seyyid Çökmez’e rahmetler diliyoruz

Seyyid Çökmez’e rahmetler diliyoruz

Birkaç gündür Ankara’dayız. Bazen memleket havası alıp, burada hassaten kadim nur dostlarımızla çeşitli mahfillerde görüşmelerimiz çok güzel oluyor. Hem hasret giderip eskileri yâd ediyoruz, hem de müfritane irtibatın tezahürlerini yaşıyoruz.

Evlâd-ı Fatihan gazetesini biliyor musunuz?

Evlâd-ı Fatihan gazetesini biliyor musunuz?

Onlar, Türkiye Cumhuriyeti devleti hudutları dışında bizi temsil eden soydaşlarımızdır. ”Evlâd-ı Fatihan” kelimesini çok duymuşsunuzdur. “Fatihlerin evlâdı” mânâsına gelen bu kelime, Osmanlı’nın, Balkanları fethettikten sonra, oraya yolladığı, yerleştirdiği akıncıların torunlarıdır.

Mısır’ı hiç yazmak istemiyordum

Mısır’ı hiç yazmak istemiyordum

Mısır’daki son vaziyetlerden sonra elim bir türlü yazmaya gitmiyordu. Fakat şu son katliâmlara canım o kadar sıkıldı ki, devamlı irtibat hâlinde olup konuştuğum Mısırlıların en son, Ramazan’dan birkaç gün önce söyledikleri şu sözü hatırladım:

Bugün seni hatırladım anneciğim!

Bugün seni hatırladım anneciğim!

Bugün, senin aramızdan ayrılışının 26. sene-i devriyesi anneciğim! Seni hiç unutmuş değilim, her gün her an hatırlıyorum. Şimdi bir Ramazan ayının daha içindeyiz anneciğim! Şöyle bir hesapladım da, senin dünyayı terk ettiğinden beri, sensiz geçen 26. Ramazanımız bu.

Hastalarımıza dua edelim

Hastalarımıza dua edelim

Risale-i Nur talebeleri, mesleklerinin mühim düsturlarından olan “müfritane irtibat, kardeşinde fânî olmak, şirket-i maneviyenin azaları olmak” gibi düsturlarla, daima birbirlerinden haberdar olurlar.

Muhiddin Siyah Hoca

Muhiddin Siyah Hoca

71 yaşındaydı. Nur’un sağlam ve sarsılmaz bir hâdimiydi. İstanbul’un fethinde burçlara sancağı ilk diken Uluabatlı Hasan’ın Köyünde yaşıyordu. Emekli öğretmendi, ama hizmetlerde hiç emekli olmamıştı.

Türkiye Cumhuriyeti, böyle avukat görmemiştir

Türkiye Cumhuriyeti, böyle avukat görmemiştir

Bugün 14 Haziran. Nur’un, Risale-i Nur’un, Nurcuların, Bediüzzaman Said Nursî’nin avukatı rahmetli Bekir Berk Ağabeyin vefatının 21. sene-i devriyesi.

Nureddin Yaşar’a Allah rahmet eylesin

Nureddin Yaşar’a Allah rahmet eylesin

Bundan bir müddet önce Nureddin Yaşar kardeşimizin hasta ve yoğun bakımda olduğunu, duâ istendiğini işittik. Fakat yeni aldığımız bir habere göre de, vefat ettiğini öğrendik. Allah rahmet eylesin.

Hatice Taşkın kardeşimize rahmetler diliyoruz

Hatice Taşkın kardeşimize rahmetler diliyoruz

İnsanlar vardır, çok kısa zamanda mertebeler kazanan. İnsanlar vardır, bulunduğu mertebeden bir anda tepe taklak olan. İşte bu Hatice Taşkın kardeşimiz de, birinci söylediğimiz kısımdandı.

Hoda Mobariz’den ne istediniz?

Hoda Mobariz’den ne istediniz?

Şu başörtüsü meselesi artık kabak tadı vermeye başladı. İnsan, son olarak başörtülü avukatların başına gelenleri duyunca şaşırıyor. Yıllarca uyduruk bir Danıştay kararına istinaden başörtüsü zulmünü “kanun” gibi tatbik eden ve gerçekte kanunsuzluk yapan zihniyet,

Mehmed Karasan ve Sıddık Altun…

Mehmed Karasan ve Sıddık Altun…

Umre ibadetinde iken de gazetemizi “e-gazete”den takip edebiliyor ve gerek memleketimizden, gerekse cemaatimizin vaziyetlerinden malûmat sahibi olabiliyorduk. (Zaten gazetemizin en büyük özelliklerinden biri de, cemaatimizin irtibatını sağlayıp

Kubbe-i hadrâ ve Mu’cizat-ı Ahmediye Risalesi…

Kubbe-i hadrâ ve Mu’cizat-ı Ahmediye Risalesi…

Umre ibadeti için gidiş tarihimizi tesbit edince, evde hazırlıklara başladık. ”Ne götüreyim, neler yaparım?” düşüncesiyle, önceden aklıma koyduğum kitaplarımı hazırladım. Mutad olarak takip ettiğim Kur’ân’ın sonuna gelmiştim.