Etiket Arşivi: deprem
Depremin ardından (2)
Hayat çok garip, acısı-tatlısı, sevinci-üzüntüsü, neşesi-sıkıntısı v.s. hep zıtlıklarla dolu bir serüven. Bizler kendi âlemimizde, bize dünyalar kadar görünen sorunlarımızla boğuşurken, öte yandan nice insanımız açlıkla,
Kaderin ikaz taşları’ndan ders almayacak mıyız?
Deprem, sel, yangın, kıtlık, kriz, bulaşıcı hastalıklar ve hatta savaşları nasıl okumalıyız? Kur’ân, ‘kaderden atılan İlâhî ikaz taşları’ olarak idrak etmemizi ister.
Deprem, bir cihette rahmet olmuştur
Allah bu depremle kardeşlik duygularımızı pekiştirerek, hiçbir gücün Türk-Kürt kardeşliğini bozamayacağını cümle âleme ilân etti. Bütün Türkiye seferber olarak, Vanlı kardeşlerine maddî ve manevî desteklerini verme yarışına girdiler, kucaklarını açtılar.
Menfaatsiz iyilik
Ertuğrul Firkateyni, bizim Japon kardeşlerimizle aramızdaki büyük bağın kurulmasına vesile olmuştu. Japonya, o kötü günden sonra yaklaşık üç ay, bizim milletimizden vefat edenler için yas tutmuş
Van ve deprem
Geçenlerde kitaplığımı karıştırırken Yeni Asya’nın 9 Temmuz 2011’de çıkarttığı Van ilâvesi dikkatimi çekti. Hüzünlendim. Üzüntümün kaynağı sadece çok yakında yaşanan Erciş ve Van depremleri değildi.
Van depreminin ardından…
Başlığı atarken “‘Ardından’ demek ne kadar doğru olur?” diye düşünmedim değil. Malum, artçı sarsıntılar devam ediyor. Van ili en son 5.6 ile sallandı, binalar yıkıldı… Yıkımla beraber yapıların ne kadar kalitesiz olduğu, bazılarının izinsiz,
Van ve Ercişli çocuklar için
İzmir Pınarbaşı’ndan Abdullah Kireççi: “Van veya Erciş’ten yeni doğan ve bakım ihtiyacı olan bir bebeği evlâtlık edinmek istiyoruz. Bize yardımcı olabilir misiniz? Ayrıca, evlât edinmenin dinimizce hükmü nedir?
Deprem, tefrika fitnesini berhava etti…
Deprem ve fırtına gibi felâketleri “mânevî fırtınaya alâmet” olarak hisseden Bediüzzaman, zelzele gibi umûmî musîbetlerin mâverasındaki ders, ibret ve ikaz dolu “mânevî yönü” okumaya çalışır.
Ömrümüzün son 10 dakikası
Edremit-Van depremi, sadece binaları değil; bazı anlayışları da sarstı. Binaların sarsılıp yıkılmasına milletçe üzüldük, ama bazı ‘yanlış anlayış’ ve kabüllerin sarsılmasına da sevindik. Sarsılan şey, ‘biz’ ve ‘öteki’ anlayışı oldu.
İkaz devam ediyor
Erciş temsilcimiz Ali Sinoğlu’nu aradığımızda, ilçedeki aşırı soğuklardan üşütmüş halde bulduk. Deprem sonrasının alabildiğine zor şartlarında “bahara kadar ayakta kalma mücadelesi” verdiklerini anlatan Sinoğlu,
İlâhî tesellî ve müjde
Bediüzzaman, 1928 Mart’ında meydana gelen ve 30 kişinin can verdiği İzmir depremi üzerine yazdığı bir bahiste, yine her zaman geçerliliğini koruyan açıklamalar yapmış.
Van’ı ve Erciş’i sımsıkı kucaklayalım
İstanbul’dan gelen notu ve çağrıyı aynen iletiyorum: “Çok değerli kardeşlerimiz, Van’da meydana gelen depremde maddî zarar gören ve ihtiyacı olan kardeşlerimizin yaralarına merhem olmak nev’inden destek vermenizi istirham eder,
Tedbir ve deprem
Eskişehir’den Süleyman Akkın: “Deprem vesilesiyle düşündüm: Tedbir bizden, takdir Allah’tan; bu tamam. Fakat iki tedbir çatışırsa… Meselâ evimizi sıkı sıkıya kapayıp kilitlediğimiz bir zamanda deprem gelirse
Vanlı, 74 milyon olduğunu gördü
23 Ekim günü Van’da vuku bulan deprem hadisesini çeşitli iletişim araçları yurdumuza ve bütün dünyaya ilân etmişti. Van’daki depremin şiddeti önceleri 6.6 olarak ilân edilirken daha sonraları 7.2 olduğu resmî olarak açıklandı.




