Etiket Arşivi: dua
Asıl vazifemiz iman ve duâdır
İnsan, nihayetsiz acziyle nihayetsiz beliyyâta mâruz ve hadsiz a’dânın hücumuna mübtelâ ve nihayetsiz fakrıyla beraber nihayetsiz hâcâta giriftar ve nihayetsiz metâlibe muhtaç olduğundan, vazife-i asliye-i fıtriyesi, imândan sonra duâdır.
Aydın Menderes’e ilk hatim duâsını biz yaptık…
İki üç günlüğüne Ankara’ya gelmiştik. Cuma akşamı Cebeci Fidan dershanesinde, sohbet esnasında bir telefon geldi.
Van’ı ve Erciş’i sımsıkı kucaklayalım
İstanbul’dan gelen notu ve çağrıyı aynen iletiyorum: “Çok değerli kardeşlerimiz, Van’da meydana gelen depremde maddî zarar gören ve ihtiyacı olan kardeşlerimizin yaralarına merhem olmak nev’inden destek vermenizi istirham eder,
Dar-ı bekaya irtihal eden Kâzım Erfidan ağabeye rahmet duâsıyla…
Hayatıyla ihlâs ve sadâkat dersi verdi
Perşembenin gelişi…
Hep duâ ederiz ya, “Yâ Rabbi! Ömrün de, ölümün de hayırlısını ver” diye…
Bu cümle, derin bir endişenin dildeki yansımasıdır. Çünkü yarının ne olacağını, nasıl sonlanacağını O’ndan başka kim bilir?
Depremden beri, depremden öte
Acı… Kocaman bir acı… Çok büyük bir acı… Dehşet bir acı… Acıya dair hiçbir cümle Van’da yaşanan depremin bıraktığı acının büyüklüğünü ve şiddetini tanımlayamaz. Biliyorum, ama bilmek hissetmek için yetmiyor,
Burhaneddin Rabbanî’nin duâsı
Maalesef korkulan oldu ve gidişata bakılırsa Afganistan’a barış gelme ihtimali biraz daha ertelendi. Afganistan’da Taliban ile devlet arasında “uzlaşma” temin etmek maksadıyla kurulan
Duâlarımızı nasıl daha güçlü ve tesirli kılabiliriz?
Duâ, manen hastalanmanın önündeki en güçlü engel olduğu gibi, manevî hastalıkların da tedavisinde en güçlü ilâçtır.
Sevemedim onu, onun beni sevdiği kadar!
İnanmak istemedim; ama en az 30 yıllık duâcım, ağabeyim, hizmetdaşım, okuyucum göçmüştü âniden bu fani dünyadan! Kalbinin en derin, en samimi duygularıyla dua ederdi bana da, çocuklarıma da, ayırt etmeksizin kendi çocuklarından.
Ubudiyet ve duâ
“İnsan, şecere-i hilkatin meyvesi olduğundan, meyve gibi en uzak ve en câmi ve umûma bakar ve umûmun cihetü’l-vahdetini içinde saklar bir kalb çekirdeğini taşıyan ve yüzü kesrete, fenâya, dünyaya bakan bir mahlûktur.
Geçen bir ömrün serencamı
Hayatta her şey gönlümüzden geçtiği, istediğimiz, beklediğimiz gibi olmayabiliyor. Bizlere düşen çalışmak, gayret göstermek, sebeplere teşebbüs etmek ve neticeyi Cenâb-ı Allah’tan tevekkülle,
Yıkılma sakın!
Semrâ U. ablamız şu an Silifke’de ve tedavi görüyor. Hastalığı ağır olsa da “pençesinde” demiyorum. Zîra hasta hastalığın pençesinde değil, ancak Rabbin zıllindedir. Semrâ vakıf için duâ istiyorum,




