Etiket Arşivi: nefis
İnsan: Nefsini aşağıladıkça değer bulan mahlûk
Kaybettikçe kazanmak adına, her kaybetmişliğimizde bir hayır umarak çıktık yola. Üzülmedik. İsyan etmedik. Şeytansı tuzakları es geçip bir dergâhın; Hakk dergâhının kapısından ilk adımı attık.
Sen nefsinle mücadele et, öteki düşmanlarını Allah’a bırak
İNSAN çok âciz, pek zayıftır. Buna karşı, düşmanları pek çok, ihtiyacı çok fazladır.
Yorulmadan koşmak
İnsanları tesiri altına alan, zehirleyen, ifsat eden ahirzamanın dehşetli tehlikelerine karşı Kur’ân hakikatleri ile kendimizi, nefsimizi ve çevremizdekileri muhafaza etmeye çalışmalıyız.
İnsan: Nefsini aşağıladıkça değer bulan mahlûk
Kaybettikçe kazanmak adına, her kaybetmişliğimizde bir hayır umarak çıktık yola. Üzülmedik. İsyan etmedik. Şeytansı tuzakları es geçip bir dergâhın; Hakk dergâhının kapısından ilk adımı attık.
İnsanlık duygularda belli olur
İnsan, zaman zaman duygularını dizginleyemediği, aklı ve mantığı susturduğu haller yaşar. Hırsla harekete geçip, her şey yatıştıktan sonra pişmanlık duyulan durumları vardır.
Her yeni gün, yeni bir âlemin kapısıdır
Ey nefis! Bil ki, dünkü gün seninelinden çıktı; yarın ise, senin elinde senet yok ki, ona mâliksin. Öyle ise, hakikî ömrünü bulunduğun gün bil… Hem bil ki, her yeni gün, sana, hem herkese bir yeni âlemin kapısıdır.
Kimse gelemez
Filiz, pencereden dışarı baktı. Hızla yağan kara, bir de rüzgâr eklenmişti. Kar taneleri savruluyor, rüzgârın uğuldayan sesi insanı ürpertiyordu.
Nefsin sabırla imtihanı
Afyonkarahisar’dan Hasan Koç: “21. Söz’de Üstad Hazretleri, ‘Cenâb-ı Hakkın sana verdiği sabır kuvvetini, eğer yanlış yolda dağıtmazsan, her meşakkate ve her musîbete kâfi gelebilir. Ve o kuvvetle dayan.’ 1 diyor.
Kıyamet yakın, aldanma sakın
İnsan yakın bir tehlike gördüğü zaman daha ciddî tedbir alır. Uzak tehlikelerde ise, tedbirler tavsatılır. “Yarın kıyamet kopacak” diye kesin bir bilgi olsa, herkes dehşete kapılır. En inatçı dinsizler bile belki secdeye kapanır.
Oruç; nefsin firavunluk cephesine darbe vurur, kırar
Nefis Rabbisini tanımak istemiyor; firavunâne kendi rububiyet istiyor. Ne kadar azaplar çektirilse, o damar onda kalır. Fakat açlıkla o damarı kırılır. İşte, Ramazan-ı Şerifteki oruç,
Ey devekuşu gibi başını kuma sokan nefsim!
“Ey serkeş nefsim!”, “Ey hodgâm nefsim!”, “Ey hodendiş nefsim!”, “Ey hodperest nefsim!”, “Ey tembel nefsim!”
Nefsimin tufanından kurtulup Hz. Nuh’un gemisine biniyorum
Semud, Medyen, Eyke, Sodam, Âd ve diğer helâk olmuş şehirler gibi, kalbimin üzerinde bir kara bulut, Sonra şiddetli bir fırtına, sonra kum ve çakıllar, kalbimin gözünü kör ediyor. Kör olmuş… Devamı
Doksan beşlik bir çınar gitti!
“Geldi geçti ömrüm benim, şol yel esip geçmiş gibi
Hele bana şöyle gelir, şol göz yumup açmış gibi.”




