Etiket Arşivi: Risale-i Nur
Nurları sıradanlaştırma çabası (7)
Nur’un sâdık talebeleri, tahrifat furyası karşısında metanetle durup omuz omuza verdiler; hakkın hatırını âli tutmak adına, bu furyanın önüne ittifakla set çektiler.
Kur’ân’dan gelen Risale-i Nur sadeleştirilemez
Büyük bir kısmı Türkçe, bir kısmı Arapça ve az bir kısmı da Farsça olarak Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri tarafından telif edilen Risale-i Nur, doğrudan doğruya Kur’ân’ın malıdır.
Nurları sıradanlaştırma çabası (6)
Nur’un lisânına müdahale,ulvî mânâyı bozar, kudsî tesiri kırar, tekraren oku(n)ma ihtiyaç ve arzusunu tarumar eder
Neyin sadeleştirilmesi?
Her ne hikmetse bazı kişi ve kuruluşlar tarafından, Türkiye’de milleti ve devleti alâkadar eden mühim gündem maddeleri varken, bundan tam 52 yıl önce Hakka yürüyen, ahirete vuslat eden Bediüzzaman Said Nursî
Sadeleştirme neyin eseri?
Değil Risâle-i Nur’u, başka bir eseri de sadeleştirmek, Mimar Sinan’ın şaheseri Selimiye’nin bazı taşlarını ve boyutlarını değiştirip, tuğla, kerpiç, tahta, aleminyum veya plâstik yerleştirmek gibidir.
Nurları sıradanlaştırma çabası (5)
Üstad Bediüzzaman’ın da hayatta olduğu tâ 1940′lı yıllardan bu yana ara ara gündeme gelen “Risâle–i Nur’un dilini değiştirme, sadeleştirme, basitleştirme, daha kolay anlaşılır hale getirme…”
Hizmet dolu daha nice yıllara…
Kur’ân’ın bu çağa mesajını aktarmayı görev edinen, hürriyet anlayışını savunun, demokrasiye sahip çıkan, zulüm nereden ve kimden gelirse karşı çıkıp, mazlumun yanında yer alan,
Nurları sıradanlaştırma çabası (4)
Hak dâvâlar, dış saldırılarla değil, hep dahildeki tahrifatla zarar görüp yıkılmış
Nurdan zarar gelmez, nura zarar verilmez! Bu da geçer ya hû!
Hiç şüphe olmasın ki, Kur’ân’ın malı olan ve ondan gelen Risâle-i Nurlar hep geldiği gibi kalacaktır.
Risale-i Nur’un dili
Risale-i Nur’un İstanbul’da neşre başlaması hizmetinin öncü ve isimsiz kahramanlarından, beş yıl önce 5 Ocak’ta rahmet-i Rahman’a tevdî ettiğimiz Hakkı Yavuztürk, eserlerle ilk tanışmasını anlatırken şöyle diyor:
Şerh ve tanzim vazifemiz var
Son haftalarda gündeme gelen Risâle-i Nur Külliyatı’ndan Lem’alar adlı eserin sadeleştirilmesi üzerine yoğun bir tartışma başlamış durumda.
Nurları sıradanlaştırma çabası (2)
Risâle-i Nurlar, bu asırda dûçar olduğumuz ferdî ve içtimaî problemlerimize çare olabilecek harikulâde eserler manzumesidir.
Risaleler kesinlikle orijinal haliyle kalmalı
Yıl 1979 idi. 5 Milletvekilinin seçileceği seçimlere 10 gün vardı. Rahmetli TRT genel müdürü Prof. Şaban Karataş, Aydın Menderes, Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Başoğlu ve İstanbul Üniversitesi
Risale-i Nur’un sadeleşmesi mümkün değil
Risale-i Nur’un sadeleşmesi gerektiğini ifade edenlerin dayanaklarını üç noktada toplamak mümkündür.
Risâle-i Nûr’’un letâfet-i aslîyesi muhâfaza edilmeli
Bu mânâda öncelikle söz Üstâd Bedîüzzamân Hazretleri’ne aittir. “Kur’ân’ın bir nevî tefsîri olan Sözler’deki hüner ve zarâfet ve meziyet kimsenin değil,




